Fitbol Dergi Ekim 17 Kapak

Orient Express

İngiltere Championship ligi, Premier Lig kadar olmasa da çekişmeli ve heyecanlı müsabakalar vaadeder. Çünkü burada mücadele eden 24 takım da, dünyanın en çok izlenen liginde, dünyanın en iyi kulüplerinde forma giyen en iyi futbolcularla rekabet etmek ister. 2013-2014 futbol sezonu tamamlandığında, sonraki sezon bu ligde yarışacak 23 takım belliydi. Championship’e yükselecek son takımın belirleneceği 1. Lig play-off final maçında Leyton Orient Rotherham United ile karşı karşıya geliyordu. Tüm sezon boyunca başarılı bir grafik çizen ancak topladığı 86 puana rağmen üçüncü sırada kalan Leyton Orient, devre arasına 2-0’lık üstünlükle girmişti. Wembley’de şampiyonluk kutlaması hazırlığı yapan yaklaşık 20 bin The O’s taraftarı, ikinci yarıyı başlatan düdüğün, aynı zamanda, 133 yıllık kulüp tarihindeki en dramatik dönemin de başlangıcı olduğunun farkında değildi.

Maç 2-2 sona erdi, uzatmalarda da eşitlik bozulmadı. Leyton, penaltılarda 4-3 kaybetti ve Championship’e yükselemedi. Uzun yıllardır başkanlık görevini yürüten Barry Hearn, bu maçtan bir süre sonra kulübü İtalyan işadamı Francesco Becchetti’ye 4 milyon sterlin karşılığında satma kararı aldı. Kulüp iyi gidiyordu, yatırımlarla birlikte Championship’e ve daha sonra kim bilir belki Premier Lig’e kadar yükselebilirdi. Ama öyle olmadı. Kulüp, 2014-2015 sezonunda bir alt lige düştü. Kaliteli kadrosu, Brisbane Road’u her maç dolduran taraftarı ve köklü geçmişiyle Doğu Londra kulübünden beklentiler daha yüksekti. Fakat hedefler sonraki sezon da tutmadı. Ve bir sonrakinde de…

Pitch Invaders

Saha Dışında da Görmek İstemediğimiz Hareketler

Becchetti idaresindeki Orient sürekli futbol dışı konularla gündeme geliyordu. Yeni başkan, yönetim kurulundaki önemli pozisyonlara ve kadroya İngilizce bilmeyen İtalyanları doldurmaya başladı. Kaybedilen bir maçtan sonra futbolcular başkanın emriyle, kaldıkları otele kilitlenmişti. Arnavutluk hükümeti İtalyan işadamının, dolandırıcılık ve para aklama gibi suçlardan yargılanması için iade edilmesini talep etmişti. Becchetti’nin vukuatları bununla da sınırlı değildi üstelik. Bir maçtan sonra yardımcı antrenöre tekme atıp ceza almıştı. Kadro seçimlerine ve taktiklere sürekli müdahale ediyordu. Üç yılda toplam 10 teknik direktörle çalışmıştı.

Becchetti Out

Kulüpte finansal problemler de baş göstermişti. Ne vergiler ne de maaşlar zamanında ödeniyordu. Play-off finali oynanan sezon kadroda, haftalık 2.500 sterlinden fazla kazanan futbolcu bulunmazken, Becchetti’nin transfer ettiği vasat vatandaşlarına bunun 3 katını ödemesi mali dengeleri alt üst ediyordu. Durum öyle vahim hale gelmişti ki, Orient taraftarları kulübün iflas etmemesi için bir fon (Leyton Orient Fan’s Trust – LOFT) oluşturarak kendi aralarında para toplamaya başladı. Tüm bunların sonucunda, kaçınılmaz olan nihayet gerçekleşti. Leyton, bir dönem ülkemizde Denizlispor ve Trabzonspor formaları da giymiş olan Ömer Rıza’nın teknik direktörlüğünde, 2. Lig’den düştü. Kulüp 112 yıl sonra profesyonel futbol liglerine veda ediyordu. Taraftarlar iç sahadaki son maçın 80. dakikasında Brisbane Road’un çimlerine indi. Tek bir şey istiyorlardı: başkan Becchetti’nin istifası.

 

Ve Satış

23 Haziran’da taraflı taraftsız tüm futbolseverlerin beklediği güzel haber geldi. Francesco Becchetti, kulübü ünlü bir dondurma şirketinin CEO’su ve yaşam boyu Leyton taraftarı olan Nigel Travis öncülüğündeki bir konsorsiyuma sattı. Neyse ki, satış öncesinde aleyhinde açılan davalardan kurtulabilmek adına tüm borçları ödemiş ve kulübü öyle devretmişti. Yeni başkan Travis, kulüp efsanesi Martin Ling’i sportif direktörlüğe getirmekte gecikmedi. Yönetim kurulunda bir taraftar temsilcisi bulunmasına ve taraftarların topladığı yaklaşık 175 bin sterlinin de acil durum sigortası olarak kullanılmasına karar verildi.

We Want Our Club Back

Takımlarını asla yalnız bırakmayan taraftarlar, Vanarama Ulusal Lig’de iç sahadaki ilk 5 maçta yakaladığı seyirci ortalamasıyla geçen yılın aynı dönemini geride bıraktı. Kulüple bağı olan herkes ağız birliği yapmış gibi aynı şeyi söylüyor: “İlk hedefimiz tabii ki tekrar profesyonel futbola dönebilmek ama önce sağlam temeller atıp bir daha bu duruma düşmemek adına önlem almalıyız”. Dünyanın en eski futbol kulüplerinden biri olan Leyton Orient üç yıl gibi kısa bir sürede büyük bir çöküş yaşadı ve bu yazı yazılırken Ulusal Lig’de 13. sırada bulunuyorlardı. Önlerinde bir hayli uzun bir yol bulunuyor. Buna rağmen, futbolu, sonuçtan bağımsız seven bir taraftar grubuna sahip oldukları için şanslılar. Belki de bu sayede Orient Express treni misali hedefe geç de olsa varacaklar. Darısı benzer akıbete uğrayan Türk kulüplerinin başına…

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here