Beşiktaş

Beşiktaş için yolun sonu

Beşiktaş, 2017-18 sezonunun en kritik haftasında, final maçında, ezeli rakibi Galatasaray’a konuk oldu ve maçtan 2-0 mağlup ayrıldı. Böylece şampiyonluk, ikincilik hatta üçüncülük iddiasını bile kaybetti. Sezonun bu şekilde neticeleneceğini önceden tahmin edenler için Beşiktaş’ın bu maçta yolun sonuna gelmesi sürpriz olmadı. Ancak yine de ortada cevaplanması gereken bazı sorular var. Şimdi sırayla hepsini sorma zamanı…

Yönetim

Sıkı FFP denetimine rağmen iki yıl üstüste yaşanan şampiyonluklarda nasıl övdüysek, kupadaki olaylı Fenerbahçe derbisi sonrası tavrını nasıl desteklediysek, bu sezon yaptığı yanlışlar için ilk eleştiriyi Fikret Orman yönetimi hak ediyor. Sezona tek sağ bekle, kanat rotasyonsuz ve stoper eksiği ile başlanmasının, takımın yüksek yaş ortalamasının lig, hatta Avrupa rekorları kırmasının ve devre arasında çok iyi bir bonservis karşılığında giden Cenk Tosun’un yerine yapılan Vagner Love transferinin baş sorumlusu maalesef Fikret Orman yönetimidir. Gereken müdahaleleri zamanında yapmamış, Beşiktaş rakiplerinin gerisinde kalırken, yönetim kurulunun bazı üyeleri son derece gereksiz çıkışlar ve açıklamalarla kişisel reklam peşine düşmüştür.  

Teknik Heyet

Şenol Güneş, oyuncu tercihlerinde ve taktik anlayışında ısrar hatta inat ederek değişiklik yapmamış, Karakartal, son iki sezondaki göze hoş gelen futbolu yerine, birçok maçta kısır bir oyun sergilerken herhangi bir müdahalede bulunmamıştır. Devre arasında büyük umutlarla transfer edilen Vida yerine Tosic’te, Beşiktaş’ın geleceği gözüyle bakılan Orkan Çınar yerine Quaresma’da, Oğuzhan ya da Tolgay’a rağmen Atiba’da ısrar etmiştir. Kadronun yaş ortalamasının yükselmesine, Cenk Tosun’un yerine Vagner Love’un transfer edilmesine ses çıkarmamıştır.

Beşiktaş

Oyuncu Grubu

Fabri’den Negredo’ya, Tosic’ten Babel’e, Atiba’dan Quaresma’ya, Talisca’dan Gökhan Gönül’e kadar, tüm futbolcular sezonun çeşitli dönemleri ve/veya maçlarında çok kritik bireysel hatalar yapmış, formunu koruyamamış ve sonuç olarak takım istikrarlı bir futbol sergileyememiştir. Oyuncu grubu, kişisel ve takım bazında geçmiş yıllarda gösterdiği performansın altında kalmıştır. Futbol kamuoyu, Gary Medel dışındaki hiçbir futbolcunun sezon boyunca standardın üstüne çıkamadığı konusunda hemfikir. Bu düşüş, belki de çıta geçtiğimiz iki yılda çok yükseğe konduğu ya da bazılarının iddia ettiği gibi futbolcular maç seçtiği içindir. Bunu önümüzdeki sezon başlayana dek bilemeyeceğiz.

Federasyon, MHK, Hakemler, Rakipler

Özeleştiri yaparken, Beşiktaş’a reva görülen muameleyi unutmamak gerekir. Sezonun kırılma anlarında yaşanan kritik hakem hataları saymakla bitecek türden değil. Beşiktaş’ın çeşitli sebeplerle verilmeyen golleri, gördüğü haksız kartlar, futbolcularının “son dakika uydurulan” kanunlarla cezalandırılması gibi eşi benzeri görülmemiş hukuksuzlukların baş sorumlusu Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Komitesi’dir. Oyun kurallarına riayet edilseydi, Beşiktaş kötü performansına rağmen şampiyonlukta iddialı olabilirdi. Ama rahmetli Vedat Okyar kaptanın deyimiyle “Sen Beşiktaş’san hakemi de yeneceksin”. Beşiktaş sahada değil hakemi, kendisine karşı, son derece doğal şekilde, ekstra motivasyonla oynayan rakiplerini bile yenemedi.

Yanlış transferler, yanlış kadro tercihleri, ofsayt diye verilmeyen goller, deplasmandaki 16 maçın yalnızca 6’sının kazanılması… şeklinde uzayıp giden listenin nihai özeti; Beşiktaş’ın bu sezon yolun sonuna geldiğidir. Bize düşen ise, her şeye rağmen emek veren herkesin emeğine saygı göstermek ve hakaret etmeden yapıcı eleştirilerimizi sürdürmektir.

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here