Lejyoner Ordusu Dağıldı

Türkiye, 80 milyonluk nüfusunun büyük bölümü gençlerden oluşan ve bir çok alanda insan yetiştirme potansiyeli yüksek bir ülke. Ancak spor bilincimiz gelişmediği, oyun mantalitemiz zayıf olduğu ve çalışmayı pek sevmediğimiz için bu potansiyeli tam kapasiteyle kullanamıyoruz. Buna bir de altyapılardaki eğitim seviyesinin yetersizliği eklenince Türkiye’de yetişen sporcular, nadiren dünya çapında başarılara imza atıyor. Ülke sporunun lokomotifi sayılan futbolda da durum pek farklı değil. Buna rağmen, Avrupa’nın çeşitli ülkelerine futbolcu ihracatımızda son yıllarda ciddi bir artış söz konusu. Şüphesiz, yabancı sayısının 14 olmasının, kaliteli yabancı futbolcuları ligimize çekmesinin yanı sıra, Türk futbolcuların da yurt dışına transfer olmasının önünü açtığı bir gerçek. Ama gidenlerin kaçı başarılı oldu? Yeteneğine inanılarak transfer edilen futbolcularımızın mevcut durumu nedir? Lejyoner ordumuz dağılıyor mu?

Emre Çolak

Galatasaray altyapısında yetiştikten sonra “Yeni Arda” yakıştırmaları arasında A takıma yükselmişti. Sarı kırmızılı formayla, Süper Lig’i, Türkiye Kupası’nı ve Süper Kupa’yı üçer kez kazandığında yalnızca 25 yaşındaydı. 2015-16 sezon sonunda İspanya’nın Deportivo La Coruna takımına transfer oldu. La Liga’daki ilk yılında çıktığı 33 maçta 3 gol ve 6 asistlik bir performans ortaya koyarak, futboluyla İspanyol futbolseverleri kendine hayran bıraktı.

Bu sezonsa, 14 lig maçında yalnızca 716 dakika (maç başına 51dk) süre aldı ve 1 asist katkısı yapabildi. Aynı zamanda A Milli Takım forması da giyen Emre Çolak, son olarak antrenman esnasındaki gayriciddi tavırları sebebiyle teknik direktörü tarafından idmandan kovulmasıyla gündeme geldi. Çolak, “özrü kabahatinden büyük” dedirtecek şekilde bu olayı “dil bariyeri” penceresinden ele aldı. 1.5 yıldır yaşadığı ve toplamda 50’den fazla maça çıktığı bir ülkede, üstelik “El Turco” takma adıyla anılan Deportivo La Coruna’da oynamasına rağmen hala nasıl olup da idmandan kovulmayacak kadar İspanyolca öğrenemediği, kimse tarafından sorgulanmadı.

Cengiz Ünder

Türk futbolunun son yıllarda yetiştirdiği en önemli isimlerden biri olan Cengiz Ünder, Altınordu altyapısında başladığı kariyerine Medipol Başakşehir’de devam etti. Takımının sezonu ikinci sırada bitirip Şampiyonlar Ligi bileti almasında büyük pay sahibiydi. Lig, kupa ve UEFA’da çıktığı 43 maçta toplam 17 gole katkı yapması (9 gol & 8 asist), Cengiz’in Avrupa’nın önde gelen kulüplerinin radarına girmesini sağladı. Bu sezon başında büyük umutlarla İtalya’nın Roma takımına transfer olduğunda başarısıyla tüm Türkiye’nin göğsünü kabartmıştı. Fakat beklenen etkiyi bir türlü yaratamadı. Yalnızca 6 maça ilk 11’de başlayan Cengiz, toplamda 496 dakika Roma forması giydi ve herhangi bir gol ya da asist kaydedemedi.

Enes Ünal

Bursaspor altyapısında kırılmadık rekor bırakmayan, uzun yıllardır golcü yetiştiremeyen ülkemizin gözbebeği Enes Ünal, İstanbul’un büyük takımları kendisine talip olmasına rağmen 2015’te dünya devi Manchester City’e imza attı. City’nin genç futbolcuları kendilerini geliştirmeleri amacıyla Belçika ve Hollanda gibi nispeten daha rahat liglere yollama projesi kapsamında Genk’e transfer oldu. Burada beklenen çıkışı yapamayıp sezonun ilk yarısında yalnızca 2 gol atmasının ardından Manchester City tarafından NAC Breda’ya kiralandı. Hollanda temsilcisinde 11 maçta 9 gol atarak sezonu tamamladı. Bir sonraki sezon bu kez Twente’ye yollandı. Asıl patlamayı bu takımda gerçekleştiren Enes, sezon boyunca 18 gol ve 3 asist kaydederek yıldızlaştı.

Bu performansı sayesinde, 4.4 milyon euro bonservisle geldiği Manchester City’den 14 milyon euro karşılığında İspanya’nın Villarreal takımına transfer oldu. Sarı Denizaltılarla, 2017-18 sezonunun ilk 6 maçında 1 gol atmıştı ki, Levante’ye kiralık olarak gönderildi. Devre arasına kadar burada oynadı. İkinci yarının başlangıcıyla birlikte Villarreal’e geri döndü. La Liga’da çıktığı toplam 17 maçta 3 gol ve 3 asist katkısı yaptı. Lejyonerler arasında nispeten iyi performans gösteren, en azından çabalayan bir görüntü çizen Enes Ünal, buna rağmen kendisini ispatlayabilmiş değil.

Türkiye’de yetişmeyen ama milli formayı terleten futbolcularımızdan Hakan Çalhanoğlu ve Emre Mor da gerek bireysel gerekse Milan ve Celta Vigo ile birlikte ciddi bir performans kaybı yaşıyor. Fakat biz, her transfer döneminde isimleri Türkiye ligi takımlarıyla anıldığı ve her an ligimize geri dönüş yapma ihtimalleri olduğundan Emre Çolak, Cengiz Ünder ve Enes Ünal’a yakından bakalım istedik. Zira Arda Turan abileri gibi olmaları, en son isteyeceğimiz şey.

 

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here