Resmiyette Arda Turan’ın giydiği 7 numaralı Barcelona forması yeni transfer Coutinho’ya verildi. Prensip olarak numara devri, gelen futbolcu belli bir numara ile özdeşleşmişse ve o numarayı giyen futbolcu (basın karşısında) “tamam ben numaramı veriyorum” derse gerçekleşir. Bu işin adabı böyledir. Zaman zaman bu tür hadiseleri yaşıyoruz. Ama ne Arda Turan’dan böyle bir açıklama duyduk ne de Coutinho 7 numarayla özdeşleşen bir futbolcuydu. Kısacası Barca yönetimi 7 numarayı Coutinho’ya vererek yaz döneminde adı birçok takımla anılmasına rağmen takımdan ayrılmayan Arda’ya “artık bir an önce takımdan git” mesajını verdi. Arda’ya fiyakasız bir kaybediş yaşattırdı. Karşınızda, son 2 yılda oynadığı futboldan çok, A milli takım primleri, gazeteciye saldırı, magazinsel olaylar ve ‘adamlık’ edebiyatı ile gündeme gelen Arda Turan…

Gereksiz Bayrampaşa Romantizmi

Arda Turan “neyi eksik yaptı da” Barcelona gibi her sene Şampiyonlar Ligi’nin favorilerinden biri sayılan bir takımda sadece 1,5 sene top oynayabildi? Ya da Barcelona gibi bir takımdan ayrılınca neden Arsenal, Liverpool gibi Barca’nın bir seviye altındaki takımların yolunu tutamadı. Hz. Ali’nin “Bulunduğun yere uy ama geldiğin yeri unutma” şeklinde, hayat dersi niteliğinde bir nasihati vardır. İşte Arda Turan bu nasihati tutmadı. Geldiği yeri unutmayıp, yaşadığı yere ayak uydurmak yerine; bulunduğu yerde geldiği yerdeki gibi yaşadı. Barcelona gibi futbol kültürünün en üst seviyede hissedildiği bir yerde kafasında tasarladığı “Bayrampaşılılık olgusunu” yaşadı. Buna birçok örnek verilebilir ancak içlerinde en çarpıcı olanı; Goal Barcelona muhabiri Ignasi Oliva’nın, Haziran 2017’de “şu anda herkes Arda Turan’ın Barcelona’dan gitmesini istiyor. Burada arkadaşı yok ve kimse Arda Turan’a selam vermiyor” diyerek anlattığı görüşleriydi. Oliva sözlerine “Arda geldiği günden bu yana bir kere bile basın toplantısı düzenlemedi, röportaj alanına çıkmadı. Katalan basınına konuşmadı” diyerek devam etmişti.

Aslında kısaca “Arda bulunduğu yere uyum sağlayamadı” diyordu. Barcelona gibi dünyanın dört bir yanında taraftarı olan bir takımın futbolcusu iseniz sadece Katalan ya da İspanya basını ile değil dünya basınıyla da içli dişli olmak zorundasınızdır. Tatil zamanlarında dinlendikten sonra yapılacak tek şey medya ile yüzyüze gelmek olmalıdır. Güney Amerika’dan Asya’ya kadar birçok kanalın Arda ile röportaj yapmak için sıraya girmesi gerekirken, Arda’nın Katalan basınına bile konuşmadığı deklare edildi. Arda Turan bunları yapmak yerine genellikle Türkiye’den “yakın arkadaş” çevresiyle vakit geçirmeyi tercih etti.

“Ben Adamım”

Arda Turan, son yıllarda kendisine yapılan eleştirilerin neredeyse tamamına “ben adamın” temalı cevaplar verdi. Kendisine “Acaba nerede yanlış yapıyorum, ne yapmalıyım?” sorularını sorup sormadığı merak konusu. Merak edilen bir başka konu ise “yakın arkadaş” çevresinin bu eleştiriler karşısında Arda’ya ne dediği. “Arda sen burada haksızsın, yanlış yaptın. Keşke şöyle yapsaydın. Bu eleştiriler olmazdı” türünden cümleler mi kurdular, yoksa “Kardeşim sen adam gibi adamsın, bunlar gereksiz yere eleştiriyor. Kafanı takma” mı dediler? Kısacası Arda “ben adamım” düşüncesini kendisi mi üretti yoksa arkadaş çevresi mi Arda’yı bu kanala yönlendirdi? İlerde hayat hikayesini yazarsa bu konuda tamamen aydınlanırız.

Euro 2016 süreci

Aslında Arda’nın fiyakasız kaybedişinin başlangıcı 2016’daki Avrupa Şampiyonası idi. Prim mevzusu, gelen tepkiler ve maç sırasında ıslıklanmasıyla kâbus gibi turnuva yaşadı. Akabinde gazeteci Bilal Meşe’ye uçakta saldırması ve magazinsel olaylarla yani saha dışı konularla sık sık gündeme geldi. Yaşadığı bu süreçlerden sonra zamanında Arda’yı bağrına basan Galatasaray taraftarının büyük bir kısmı Arda Turan’ın takımlarına gelmesini istemedi. Arda belli etmese de bu konuda da büyük hayal kırıklığı yaşamıştır. Aslında en büyük hayal kırıklığını “Arda Turan Barcelona’ya sponsor sayesinde gitti. Oraların oyuncusu değil” tarzında konuşanlar karşısında çok ateşli bir şekilde kendisini savunan, Arda’ya büyük sempati duyan bizler yaşadık. Her şeye rağmen, Arda’nın içindeki gerçek Arda’yı, 66 numaralı Arda Turan’ı özledik. Başakşehir’de eski günlerine geri dönüp, 66 numaralı formayı sırtına geçirip kendine yeni ve tertemiz bir sayfa açması dileğiyle…

 

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here