İlk yarının son maçında Sivas deplasmanında 2-1 mağlup olan Beşiktaş, şampiyonluk yarışına erken havlu attı. “Daha koskoca bir ikinci yarı var, belli olmaz” mı dediniz? Kimin şampiyon olacağı tabii ki belli değil. Ama siyah beyazlıların bu oyunla olamayacağı gün gibi açık.

Şampiyonlukla tamamlanan son iki sezondaki Beşiktaş adeta kayboldu ve yerini, tek oyun planı kenar ortaları olan Beşiktaş aldı. Geçen sezonun tamamında 3 mağlubiyet 8 beraberlik alan takım, daha ilk yarıda 3 yenilgi 6 beraberlik yaşadı. Skorlardan daha önemlisi, Beşiktaş’ın oyun rutini bozuldu. Önceden, merkezden kısa ve seri paslar, uzun toplar, bek bindirmeleri, ver-kaçlar, ara pasları, packing paslar, duran top organizasyonları gibi türlü hücum varyasyonu ile gol arayan Beşiktaş, Şenol Güneş’in en ufak bir değişiklik yapmadan inatla aynı taktik ve oyun planı ile sahaya çıkması ve Quaresma ısrarı sebebiyle ligin en kısır takımına dönüştü.

Yalancı Baharlar

Tüm ilk yarı boyunca sergilenen kötü futbolu ve gidişatın vehametini görenler uyarıyordu. Fakat Şampiyonlar Ligi’nde alınan sonuçlar ve Galatasaray, Göztepe, Osmanlıspor gibi maçlardaki bol gollü skorlar, yalancı baharların yaşanmasına sebep oldu. Beşiktaş, ligin başından bu yana deplasmanlarda adeta ızdırap çekiyordu. Nihayet Sivas’ta takım tamamen iflas etti. Şenol Güneş’in 80 dakika, tel tel dökülen Quaresma’yı sahada, geleli aylar olmasına rağmen doğru dürüst forma şansı vermediği Lens’i ise kenarda tutması madalyonun bir yüzüyken, devre arasında Negredo’yu çıkarıp Cenk Tosun’u oyuna alması öteki yüzü oldu. Böylesine ciddi bir oyuncu tercihi hatası, Beşiktaş’ın maçı yalnızca penaltıdan bir gol bularak tamamlamasına sebep oldu. 10/49 orta istatistiği tek başına değerlendirildiğinde bile felaket iken, aynı oranın 5-1 kazanılan Osmanlıspor maçında 5/35, 1-1 berabere biten Kayserispor maçında 9/27, 3-0 sona eren Galatasaray derbisinde 9/29, golsüz tamamlanan Malatyaspor deplasmanında 5/33, yine 0-0 beraberlikle sonuçlanan Akhisarspor maçında 11/46 ve Negredo’nun son dakikalarda attığı golle 2-1 kazanılan Alanyaspor deplasmanında 12/36 olduğunu düşününce Beşiktaş’ın nasıl bir çukura düştüğü çok daha net anlaşılıyor.

Ayağının dışı…

Maç berabereyken ya da Beşiktaş gerideyken bile spektaküler hareketler deneyen, ilk yarıda oynadığı 16 maçı 1 gol 2 asist 1 kırmızı kart ile tamamlayan Ricardo Quaresma, şüphesiz Beşiktaş’ın oyununu sabote eden ilk isim. Sürekli çizgide kalmayı ve rakiple fazla uğraşmadan rastgele ortalar yapmayı tercih eden Quaresma’nın bu oyunu, Beşiktaş hücumlarını adeta öldürüyor. Rakip ceza sahasına girmeye ve tehlike yaratmaya çalışmak, ilerleyen yaşıyla birlikte düşünüldüğünde Quaresma için pek uygun değil. Kendisi de böyle düşünüyor olacak ki, sürekli topları ezip, isabetsiz ortalar yaptığında bile oralı olmuyor. Hatta rakip hücum ederken adamını kovalamıyor, bekini yalnız bırakıyor.

Yıllardır takımın en çalışkan isimlerinden biri olan Atiba ile yıldızı bir türlü barışmıyor. Negredo ile de sürekli bir tartışma halinde. Oyundan alındığında kulübeye doğru hareketler yapıyor. Kenara geldiğinde bağırıp çağırıyor, bir şeyleri tekmeliyor. Sahadaki arkadaşlarına ve ondan da öte kendi yerine giren futbolcuya saygısızlık yapıyor. Her şeye rağmen taraftarın adeta taptığı bir futbolcu olması ise onu teknik direktör Şenol Güneş nezdinde vazgeçilmez kılıyor.

Çözüm

5 yıllık emekler, tam meyve vermeye başlamışken düşülen bu durum elbette Beşiktaş açısından can sıkıcı. Peki çözüm ne? Her şeyden önce yönetimin acilen duruma müdahale edip Şenol Güneş ile oyun planları ve oyuncu tercihleri hakkında esaslı bir konuşma yapması gerekiyor. Genellikle müdahale etmemeyi bir strateji olarak belirleyen Beşiktaş yönetiminin, işler daha da kötüye gitmeden ön alması, şampiyonluğun muhtemelen kaybedileceği bu sezonu en azından ikinci bitirip Şampiyonlar Ligi vizesi alınması adına son derece kıymetli. Devre arası transfer döneminde, Cenk Tosun-Talisca ikilisinin ayrılması halinde hareketli bir santrfor ve bir hücumcu orta saha transferi şart görünüyor. Quaresma’nın bu haliyle faydadan çok zarar verdiği göz önüne alınırsa ve Lens de oynamayacaksa, bir sağ kanat da düşünülebilir. Vida transferi Tosic’in savunmadaki zaaflarını kapatacak ve Beşiktaş’ın daha zor gol yiyen bir takım olmasını sağlayacaktır. Ama futbol nihayetinde gol demek ve gol sorununu çözemediği taktirde siyah beyazlıları çok daha zor günlerin beklediğini söylemek yanlış olmaz.

 

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here