Moussa

Ada futbolunun en köklü kulüplerinden Celtic, geçtiğimiz yaz Fulham’ın genç golcüsü Moussa Dembele’yi bedelsiz olarak kadrosuna kattı. Fransız futbolcunun ismi, transfer piyasasında fazla yer tutmuyordu ancak nasıl olduysa Galatasaray’ın gündemine girmeyi başarmıştı. Taraftarlar ise ikiye bölünmüş durumdaydı. Dembele’ye bilgisayar oyunlarından aşina olanlar son derece sevinçliydi. Öte yandan futbolcuyu tanımayanlar, Galatasaray’ın daha bilinen, “yıldız” isimlere yönelmesi gerektiğini düşünüyor, Dembele transferine karşı çıkıyordu. “Yaşı genç, Galatasaray’da iş yapmaz” tezini savunan ikinci grup, bir yöneticinin oğlunu da arkalarına almanın verdiği güçle galip geldi. Moussa Dembele’nin Galatasaray’a transferi son anda gerçekleşmedi ve futbolcu Celtic Park’ın yolunu tuttu.

Eylül 2016’da Celtic ve Rangers, İskoç liginde uzun yıllar sonra ilk defa karşı karşıya geldi. Dembele, Old Firm’de üç gol atarak hem takımının galibiyetinde pay sahibi oldu, hem de kim olduğuna dair Google aramalarının sayısını bir hayli artırdı. 2 hafta sonraki Şampiyonlar Ligi grup maçında bu kez rakip Manchester City idi. 3-3 biten karşılaşmada attığı iki gol, onu, Tottenham Hotspur’da oynayan Mousa Dembele ile karıştıran İngiliz futbolseverlere de tanıttı. Bonservis bedelsiz transfer olduğu Celtic’te henüz 3 ay dolmadan yıldızlaşmayı başardı. Sezonun son iki ayını sakatlıklarla boğuşarak geçirmesine rağmen, tüm kulvarlarda oynadığı 49 maçta 32 gol atıp 9 asist yaptı. Dembele şu an, başta Arsenal olmak üzere büyük kulüplerin radarında. Ama O’nu transfer etmek isteyen kulüpler için kapının, 50 milyon avrodan açıldığını da belirtmek gerek.

Transfermarkt verilerine göre Celtic takımının toplam değeri 51.7 milyon avro. Kabaca bir hesapla Dembele’nin satışı ile Celtic bir kat büyüyebilir. Üstelik bunu yaparken yerel lige ve kupalara koydukları ambargoyu da birkaç yıl daha sürdürebilirler. Zira Celtic’in bel bağladığı tek Dembele, Moussa değil…

Karamoko

Karamoko Kader Dembele, 22 Şubat 2003’te Londra’da dünyaya geldi. Fildişi Sahili asıllı ‘Kaddy’ tıpkı as takımdaki soy adaşı gibi 2016’nın Eylül-Ekim aylarında parladı. Tekniği, oyun bilgisi ve yetenekleri Celtic U13 takımındaki yaşıtlarına fazla geldiğinden, önce U16 ardından da U20 takımıyla antrenmanlara, hatta maçlara çıkmaya başladı. Sol ayaklı olmasına rağmen hücum hattının her yerinde oynayabiliyor. Olağanüstü tekniğinin ve çok kolay çalım atabilmesinin yanı sıra, paslarıyla da oyunu yönlendirebiliyor. Yaşına oranla son derece soğukkanlı ve kendisinden 4-5 yaş büyüklerle oynarken bile asla sırıtmıyor. Şu an için en büyük dezavantajı doğal olarak kısa olan boyu. Celtic’teki antrenörleri O’nu “dengeli, ayakları yere basan, mütevazı, öğrenmeye açık” bir futbolcu olarak niteliyor ve zamanla hem fiziksel hem de mental gelişimini tamamlayacağını düşünüyor.

Karamoko öylesine büyük bir potansiyel ki, bir süredir Avrupa’nın önde gelen tüm kulüpleri transferi için kıyasıya yarışıyor. Celtic ise elini çabuk tuttu. Şimdiden yeni Messi yakıştırmaları yapılan ve dünya futbol tarihine damga vurması beklenen futbolcu ile dört yıllık yeni sözleşme imzalandı. İskoçya, böylesine olağanüstü yeteneklerle donatılmış bir yıldız adayının sıklıkla ortaya çıktığı bir ülke değil. Buna rağmen ne Celtic futbolcusunu kaptıracak kadar acemice davranıyor ne de Dembele kendisine gösterilen ilgiden şımarıp havaya giriyor. Çünkü futbolun beşiğinde işler, Türkiye’deki gibi yürümüyor.

Ne yazık ki, bizim futbol atmosferimizde küçük yaşlarda yetenek ışığı veren futbolcular doğru yönlendirilmiyor ve çocukların üzerinde gereksiz baskı oluşturuluyor. Bu baskıyı doğru yöne kanalize edecek mekanizmaların eksikliği de potansiyel yıldızları daha parlamadan söndürüyor. Örnekler bu satırlarda sıralanamayacak kadar çok…

Büyük futbol düşünürü, üstad Ali Ece’den alıntı yaparak bitirecek olursak, “Şu zamana kadar Dembele ve Feyyaz isimli kötü futbolcu görmedim. Oğlum olursa adını Feyyaz Dembele koyacağım”

 

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here