Potansiyel

Futbolseverler, bu yılın Mayıs ve Haziran aylarında büyük liglerdeki şampiyonluk mücadelelerinin yanı sıra iki önemli turnuvaya da şahitlik etti. Bunlardan ilki Hırvatistan’da düzenlenen 17 yaş altı (U17) Avrupa Şampiyonası, ikincisi ise Güney Kore’deki 20 yaş altı (U20) Dünya Kupası idi. Vanuatu’dan, Macaristan’a, Faroe Adaları’ndan Vietnam’a dünyanın dört bir yanından gelen genç futbolcular bu iki turnuvada hem ülkelerini temsil etme hem de potansiyellerini ortaya koyarak olası bir transfer için kendilerini gösterme fırsatını elde etti. Büyük kısmı da şansını iyi kullandı ve alt alta sıralasak bu sayfalarda bize ayrılan yere sığmayacak kadar çok sayıda genç futbolcunun yıldızlaştığı maçlar izledik.

İngiltere, U17 Avrupa Şampiyonası finalinde İspanya’ya penaltılarda kaybetti ama acısını U20 Dünya Kupası’nı kazanarak çıkardı. Alt yaş kategorilerindeki geniş futbolcu havuzu ile sürekli gündeme gelen Fransa, her iki turnuvaya da yarı final göremeden veda etti. Venezuela, Zambiya ve Vanuatu gibi dünya futbolunda adı pek duyulmamış ülkeler, yetiştirdikleri genç futbolcuları vitrine sürdü. Türkiye ise U17 Avrupa Şampiyonası’nda muhteşem bir performans sergiledi ve yarı finalde İngiltere’ye elense de Dünya Kupası’na katılım hakkı kazandı.

Gençler ve İhtiyarlar

Milli futbolcularımız, tüm maçlarda adeta harikalar yarattı. Altınordu forması giyen Berke Özer, turnuvadaki performansı sonrası A Milli Takım kadrosuna çağrıldı. Geleceğe umutla bakmamıza vesile olan U17 Milli Takımı’nda son iki sezonun şampiyonu Beşiktaş’tan tek futbolcu bile bulunmaması tuhaf görünüyor olabilir. Fakat işin daha enteresan yanı, aynı zaman diliminde ligi bir kez altıncı, bir kez de dördüncü bitiren Galatasaray’ın altyapısında forma giyen 7 futbolcunun U17 Milli Takım kadrosunun iskeletini oluşturuyor olması. Birbirinden yetenekli ve kaliteli gençlerin, milli takım formasıyla Avrupa’nın en önde gelen futbol ülkeleriyle başa baş mücadele etmesinin ise ülkemiz sınırları içinde pek bir önemi yok. Varsa bile sadece prensipte…

UEFA üyesi 31 ülke arasında Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nden sonra yaş ortalaması en yüksek takımlar Türkiye’de. Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray, bu sezon ligde 21 yaş ve altında hiç bir genç oyuncuya 1 dakika bile süre vermedi. Cengiz Ünder ve İrfan Can Kahveci transferleri ile göz boyayan Başakşehir, Avrupa’nın en yaşlı takımları listesinde, Antalyaspor ve Karabükspor ile birlikte ilk 20 içerisinde yer alıyor. Ligde, 21 yaş altı en fazla futbolcu oynatan takımımız Bursaspor (3), UEFA Avrupa Ligi finaline 1995 ve sonrasında doğan 6 oyuncu ile çıkan Ajax’ın yarısı kadar genç futbolcuya şans vermiş.

Her fırsatta ülkemizin en büyük zenginliğinin genç nüfus olduğunu söylüyoruz. Ama ne hikmetse 15-24 yaş aralığındaki 13 milyon potansiyel sporcuya rağmen, ülke kaynakları yoğun bir şekilde yabancılara aktarılıyor. Son 10 sezonda Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray, 30 yaş ve üzerinde toplam 36 yabancı futbolcu transfer etti ve bu transferlere toplamda 55 milyon € üzerinde bonservis bedeli ödedi. Türkiye, Avrupa’daki kariyeri sona ermekte olan ‘eski’ yıldızların Çin’e veya Körfez ülkelerine gitmeden önceki son durağına dönüşmüş durumda. Ligimizin kalitesi her geçen gün düşüyor. Milli takımı merkeze alan tartışmalar ve sonu gelmez yönetim çekişmeleri de işin tuzu biberi…

Monaco Va’kası

Peki bu kaotik vaziyetin kesin çözümü ne? Elbette 33 yaşındaki bir futbolcuya bonservis ve 3 yıllık sözleşme bedeli olarak 50 milyon ₺ vermek değil. Öyle olsaydı, Monaco bu doğrultudaki transfer politikasını kökünden değiştirip, gençlere yatırım yaparak iki yıl içinde şampiyonluğa ulaşamazdı. Kulüp, pahalı ve yıldız futbolcuları takıma katmaya yönelik politikasını değiştirdiği 2014-2015 sezonundan bu yana transferden; Haziran başında Manchester City’e giden Bernardo Silva dahil, toplam 332 milyon € gelir elde etti. Monaco, 186 milyon € tutarındaki harcaması düşüldüğünde, yaklaşık 150 milyon € kâr yazdı. Üç yıllık bu dönemde, ligi iki kez üçüncü tamamladılar ve nihayet bu sezon şampiyon oldular.

Hiç hata yapmadılar mı? Evet, yaptılar. Ama bu süreçte Kylian Mbappe, Thomas Lemar, Tiemoue Bakayoko gibi genç futbolcuları takıma monte ettiler. Şu an, Avrupa’nın büyük kulüpleri, neredeyse tüm Monaco’lu futbolculara talip. Üstelik Allan Saint-Maximin, Kevin N’Doram, Abdou Diallo gibi gençler de yolda. Aslında Monaco, sadece bir örnek. Son yıllarda Fransız kulüpleri futbolcu yetiştirip ihraç etmede epey tecrübe kazandı. CIES Futbol Araştırmaları’nın hazırladığı rapora göre dünyada Brezilya’dan sonra yurtdışına en fazla futbolcu gönderen ülke Fransa. Fransız futbolu yalnızca lejyonerlerden ibaret değil. Kendi yetiştirdiği futbolcuları oynatma yüzdeleri sıralandığında da, Avrupa’nın beş büyük ligindeki takımlar arasında ilk 20 içinde 8 Fransız kulübü yer alıyor.  

Bana Yine Hüsran 

Tekrar Türkiye’ye dönelim. Her şeyden önce ülkemizde kolektif bir futbol aklı yok ve herkes farklı telden çalıyor. Medya reyting, taraftar yıldız futbolcu, yönetimler ise taraftar desteği arıyor. Reyting peşindeki spor basını sürekli asparagas haberlerle taraftarın iştahını kabartıyor. Takımının durumundan memnun olmayan ve yıl boyunca tüm Avrupa liglerini izlemesinin de etkisiyle yıldız futbolcuları takımında görmek isteyen taraftar, bilhassa sosyal medya aracılığıyla kulüp yönetimlerini baskı altına alıyor.

Taraftar tepkisinden çekinen ve “bu sezon hedef küçültüyoruz, gençlere şans verip kulübün ekonomik durumunu düzeltmek için uğraşacağız” diyemeyen yöneticiler de sanki kendi parasını harcıyormuşçasına ve ederinden fazla ödeyerek kaynakları yabancı futbolculara yatırıyor. Oysa, olmayan bütçelerle “çilek” transfer hayali kurmak yerine altyapılara sahip çıkmak ve günlük sportif başarıların peşinde koşmak yerine geleceği inşa etmek tercih edilmeli. Aksi halde olan ülke futboluna oluyor ve  bu kısır döngü, futbolu, içindeki her şey ve herkesle birlikte yozlaştırıyor. Kulüp bazında Avrupa’da en ufak bir başarı kazanamadığımız, hatta milli takım ile son 3 Dünya Kupası’na katılamadığımız halde kendimizi dev aynasında görmeye devam ediyoruz.

 

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here