Bahtsız Bilic

Slaven Bilic‘i futbolculuk döneminin yanı sıra, Hırvatistan milli takımı, Lokomotiv Moskova, Beşiktaş ve bugünlerde de West Ham United’ı çalıştırmasıyla tanıyoruz. Beşiktaş’ın başında olduğu iki sezonda da siyah beyazlı kulüp istikrarsız bir performans sergiledi. Taraftarlar da son haftalarda kaybedilen şampiyonluklar sebebiyle, başta asi ruhuna aşık olduğu Bilic’ten soğumaya başladı. Slaven Bilic, genel olarak sezona özelde ise maçlara iyi başlıyor ama bir türlü sonunu getiremiyordu.

Hırvatistan Milli Takımı

Bilic’in bu “sonunu getirememe” alışkanlığının başlangıcını Hırvatistan milli takım teknik direktörülüğü dönemine dek geri götürebiliriz. Euro 2008 çeyrek finalinde, takımı uzatmanın son saniyesinde 1-0 öne geçtiğinde önce Semih Şentürk’ün golüne ardından da penaltılarda elenmeye engel olamamıştı şanssız Slaven Bilic. 2 yıl sonra, 2010 Dünya Kupası elemelerinde de son iki maça kadar Hırvatistan son derece başarılı bir grafik çizmişti. Hırvatistan, İngiltere ve Ukrayna ile girdiği ilk iki mücadelesinde Dünya Kupası bileti almaya adaydı. 9. maç haftasında Ukrayna, Belarus ile berabere kalırken Hırvatistan İngiltere’ye 5-1 yenilerek avantajı kaptırdı. Hırvatistan’ın Wembley’de alamadığı bir puan, Dünya Kupası’nı son anda kaçırmasına sebep oldu.

Bilic için işler giderek daha tuhaf bir hale bürünüyordu. Hırvatistan 2012 Avrupa Şampiyonası’na katıldı. Hem de İtalya, İspanya ve İrlanda Cumhuriyeti’nin yer aldığı grupta. İlk maçında İrlanda’yı mağlup edip, ikinci maçında İtalya ile berabere kaldıklarında herkes İspanya karşısında alınacak bir beraberliğin çeyrek finalin kapısını açacağından emindi. Hırvatistan, İspanya’ya 88 dakika dayandı ama Jesus Navas’ın golüne engel olamayınca üçüncü olarak turnuvadan elendi. Hırvatistan’ın grubundan çıkan İspanya ve İtalya final oynadı. Ulusal takımda aradığını bulamayan ve bir türlü sonunu getiremeyen Bilic, şansını Rusya’nın Lokomotiv Moskova takımında denemeye karar verdi. 2012-2013 sezonunda çalıştırdığı başkent temsilcisi ile ancak dokuzuncu olabildi. Öne geçtiği 4 maçta 10 puan kaybetmeseydi sezonu üçüncü sırada tamamlayacaktı. Bilic, bir kez daha hayal kırıklığı yaratmıştı.

Beşiktaş Dönemi

Bir sezon sonra, FEDA sezonundan çıkmış Beşiktaş‘ın başına geçti. İlk günden taraftarlarla arasında bir bağ kurmuş gibi görünüyordu. Ama kısa sürede Bilic’in müzmin hastalığı nüksetti. Beşiktaş sezon içinde Fenerbahçe (D), Sivasspor, Konyaspor (D) ve Gençlerbirliği maçlarında öne geçtiği halde puan kaybetti. Son 8 haftada yalnızca 3 kez kazandı ve ligi de üçüncü sırada bitirdi. 2014-15 sezonunda beklentiler daha yüksekti. Bu sefer şampiyonluk ümidini son haftalara kadar koruyan Beşiktaş, Bilic yönetiminde Eskişehirspor, Balıkesirspor (2-0’dan) ve Gaziantepspor müsabakalarını ilk golü bulmasına rağmen kazanamadı. UEFA Avrupa Ligi gruplarındaki her iki Asteras maçından da öne geçmesine karşın beraberlikle ayrıldı. Üçüncü turdaki Club Brugge maçlarında ise daha beteri yaşandı. Beşiktaş ilk maçta Gökhan Töre, ikinci maçta Ramon Motta ile ilk golü attı ancak iki maçı da kaybederek turnuvaya veda etti.

West Ham United

Beşiktaş’la sözleşmesi sona erdikten sonra imza attığı eski takımı West Ham United ile yine muhteşem bir sezon başlangıcı yaptı. Premier Lig’de 10. hafta sonunda liderin iki puan gerisinde ve üçüncü sırada bulunuyorlardı. Bahtsızlığının Bilic’i tekrar bulması uzun sürmedi. West Ham United, 4-5 maçlık beraberlik  serilerinin yaşandığı sezonda, öne geçtiği tam 8 maçtan 3 puan çıkaramadı. Yine de sezonu 7. bitirmeyi başardı. 2016-17 ise dramatik maçların yaşandığı bir sezon oldu. Örneğin Watford’a karşı 2-0 öne geçip, maçı 2-4 kaybettiler. Bilic’in West Ham’ı; Stoke, Tottenham, Liverpool, Manchester United, West Brom, Bournemouth ve Sunderland karşılaşmalarında da sonunu getiremeyip puan kayıpları yaşadı. Sezonu da 11. sırada tamamladı.

Her şeye rağmen West Ham yönetimi Bilic ile devam kararı aldı ve bu sezon başladı. Evet, Bilic’in sonunu getirememe gibi bir alışkanlığı vardı ama en azından iyi başlangıçlar yapıyordu. 2017-18 ise öyle olmadı. West Ham United, 11. haftası geride kalan EPL’de 9 puan ile düşme hattında yer alıyor. Üstelik durum her geçen maç daha da trajik bir hal alıyor. 2. haftada, Southampton karşısında 2-0 geriye düşüp Chicharito’nun golleriyle 2-2’yi bulmalarına rağmen son dakika golüyle sahadan puansız ayrıldılar. 1-0 öne geçip 10 kişi kaldıkları Burnley maçında son dakikalarda gelen gole mani olamayıp 1 puanla yetindiler. Son olarak da deplasmanda iki farklı öne geçtikleri halde Crystal Palace maçını yine bir son dakika golüyle 2-2 berabere tamamladılar.

Slaven Bilic’in Londra’daki koltuğu sallantıda. Özellikle de 1-4 kaybettiği Liverpool maçının ardından kovulacağına dair söylentiler iyiden iyiye yayıldı. Bilic’in teknik direktörlük hayatı boyunca peşinde olan bu bahtsızlık, giderek bir lanete dönüşmek üzere. Nihayetinde futbol, tüm sporlar gibi günün sonunda bir şeyler kazanmanızı bekler. Sonunu getiremedikten, somut bir sonuca ulaşamadıktan sonra ne kadar iyi başladığınızın ya da ne kadar iyi olduğunuzun hiç bir önemi yok. West Ham taraftarları Bilic’ten sonra da sonsuza kadar baloncuk üflemeye devam edecektir.

Bir Cevap Yazın