Çanlar Konyaspor İçin Çalıyor!

Konyaspor 2015-16 sezonunda ligi 3. sırada bitirerek, geçen sezon da Türkiye Kupası ve Süper Kupayı alarak büyük başarıların altına imza attı. 2017-18 sezonuna ise beklentilerin çok altında bir başlangıç yaptı.

Kocaman Etkisi

Bu başarıda aslan payı Aykut Kocaman’ındır. Her ne kadar Süper Kupa’da takımın başında kendisi olmasa da takımın kupayı almasında emeği inkâr edilemez. Kocaman’ın Konyaspor’u maçların büyük bölümünde Arrigo Sacchi’nin futbol literatürüne kazandırdığı; savunma dörtlüsü ile en uçtaki forvetlerin, aralarında 25 metre olacak biçimde dizildiği 4-4-2 taktiğinin biraz daha savunma ağırlıklı halini oynadı. Dar alanda oynanan bu sistemle Ali Turan ve Ali Çamdalı gibi orta düzeyde futbolcular bir seviye yukarı çıktı. Vukovic, Skubic ve Bajic gibi (sonunda “-ic” olan yani benim çok sevdiğim disiplinli) Balkan topçularının da üstün katkılarıyla sistem tıkır tıkır işledi.

Sistem de Değişti, Oyuncu Kalitesi de…

Savunma ağırlıklı oynayan ve takım boyunun kısa olduğu Konyaspor, Mustafa Reşit Akçay’ın göreve gelmesiyle birden bambaşka bir renge büründü. Şimdi daha ofansif, topu kapınca ayağa paslarla çıkmak yerine uzun toplarla kontra atak arayan bir futbol anlayışıyla oynuyor. Zaman zaman oyun boyunu 50-60 metreye kadar çıkarmaya bile başladılar. İşte sorun da burada başlıyor. Vukovic’in ayrılmasından sonra Ali Turan hâlâ kendine gelemedi. Açık futbol oynayan Konyaspor geride çok boş alan bırakıyor. Savunma bu boşluklarla mücadele edecek kalitede değil. Vukovic gibi savunmanın bir diğer kilit ismi Barry Douglas’ın da yerinin dolmaması ile birlikte defansta şu an kırmızı alarm çalıyor.

Neredesin Riad Bajic?

Kaptan Ali Çamdalı ve Mustafa Reşit Akçay arasında yaşanan krizle birlikte kaptanın kadro dışı kalması takımı olumsuz etkiledi. Salzburg maçında Mehdi-Jonsson ikilisi merkezde adeta rakip için çalıştılar. Rakibin organize şekilde başlattığı atakların büyük çoğunluğuna karşı koyamadılar. Maçın başında toplu bir şekilde atak yapan Salzburg ilk 2 dakikada iki kez çizgiye inip ortaladı. “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” atasözünde olduğu gibi gol geliyorum dedi ve 5. dakika dolmadan Salzburg golü attı. Savunma hattında olduğu gibi orta saha da kırmızı alarm veriyor.

Sezon başında satılan Riad Bajic’in yerini mevcut kadro kolay kolay dolduramaz. Bajic, Süper Lig’de 2016-17 sezonunda 32 maçta 17 gol attı. Attığı gollerin puan getirisine baktığımız zaman son derece faydalı olduğunu görüyoruz. Ligin ikinci yarısında oynanan Alanyaspor ve Kayserispor maçları hariç attığı her gol puan getirdi. 2-2 biten Beşiktaş maçında 2 gol attı. Fenerbahçe’yi deplasmanda 3-2 yendikleri maçta 2 gol attı. Konyaspor’un 1-1 biten 4 maçında attığı gollerle toplam 4 puanı getiren isim oldu. Ligin yanı sıra kupa maçlarında da takımına büyük katkı sağladı. Yarı finalde attığı gollerle takımını finale taşıdı. Mevcut kadroya baktığımız zaman Bajic’in eksikliği ön plana çıkıyor. İlk 9 hafta itibariyle Bajic’in eksikliğini Konyaspor fazlasıyla hissetti.

Tek Umut: Devre Arası

Geçen senenin kupa finalisti Başakşehir ve Konyaspor taban tabana zıt transfer stratejileri uyguladı. Başakşehir akıllı bir transfer politikası izledi. Hem ligi bilen Gökhan İnler, Tunay Torun, Kerim Frei gibi yerli futbolcuları hem de Clichy, Elia gibi kariyerli yabancı futbolcuları transfer etti. Konyaspor ise kazı-kazan şans oyunu gibi transferler yaptı. Futbolla yatıp-kalkanların bile bilmediği, seviye olarak Süper Lig’in çok çok altındaki liglerde mücadele eden futbolcuları transfer etti. Transfer bir nevi şans işidir, oyuncu gelir maya tutabilir de tutmayabilir de. Şu an mayanın tutmadığı gözüküyor. Başakşehir’in yaptığı transferler de katkı sağlamayabilir ama kaliteli oyuncular aldılar. Yani iş artık başkan ve yönetimden çıktı. Konyaspor yönetimi ise mevcut kadrodan daha kaliteli iki futbolcu bile transfer edemedi.

Yönetimin yanlış hamlelerinden dolayı, Konyaspor’un düşme adayı takımlardan biri olduğunu düşünüyorum. Kesin düşer demiyorum ama mevcut tabloda alt sıra takımı olarak sezonu bitirecek gibi duruyorlar. Özellikle Osmanlıspor ve Gençlerbirliği’nin toparlanması Konyaspor’un işini daha da zorlaştıracak. Hücum hattını oluşturan Milosevic – Fofana – Eze üçlüsünden daha kötü bir hücum hattına sahip üç Süper Lig takımı sayamıyoruz. Devre arası transfer döneminde yaz dönemi gibi 10’dan fazla transfer yerine Bajic kalibresinde bir forvet, orta sahaya top tekniği yüksek ve stopere savunmayı toparlayacak, topu oyuna sokabilen 3-4 nokta transfer yapılması şart. Yoksa rüya gibi geçen iki sezonun ardından TFF 1.Lig’e düşerek korkunç bir kabusa uyanılır.

Bir Cevap Yazın