“İnsanı vezir de eder rezil de” tabirini günlük hayatta birçok şey için kullanabiliriz. Futbolda da bu durumun örnekleri mevcut. Misal; geçen sezonun TFF 1. Lig play-off final maçı. Müsabakanın taraflarından yalnızca biri Süper Lig’e adım atacaktı. 90 dakikada ve uzatmalarda eşitlik bozulmayınca galibi penaltılar belirledi. Göztepe penaltılar sonucu Süper Lig’e çıkarken Eskişehirspor bir yıl daha aynı kümede mücadele etmeye mahkum oldu.

“Rezil”

Karşılaşma öncesi yazarımız Tamer Sami Sert’in, TFF 1. Lig Sezon Finali: Eskişehirspor-Göztepe başlıklı yazısının sonuç bölümünde bahsettiği üzere, kazananın vezir, kaybedenin ise (bilhassa Eskişehirspor açısından) rezil olacağı bir maçtı bu final. Aradan yalnızca 5 ay geçmesine rağmen bu analizin isabetli olduğu kanıtlandı. Eskişehirspor, son derece ciddi ekonomik sorunlarla boğuşuyor ve sezona transfer yapamadan başladı. Yönetimin ve kısa süre önce de teknik direktör Sergen Yalçın’ın istifasının ardından kulüp bir bakıma sahipsiz kaldı. Şehrin basketbol takımının başkanı Sinan Özeçoğlu göreve geldi gelmesine ancak tüm uğraşlarına rağmen transfer tahtasını açmayı başaramadı. Üstüne üstlük TFF Kulüp Lisans Kurulu Eskişehirspor’a 3 puan silme cezası verdi. FIFA’dan da 24 puan silme cezası gelebileceği bizzat başkan Özeçoğlu tarafından dile getirildi.

Saha dışında yaşanan bu olaylar saha içi performansı da etkiledi ve Eskişehirspor, TFF 1. Lig’in ilk 8 haftasında 1 galibiyet 4 beraberlik 3 mağlubiyet ile topladığı 4 puanla ligin dibine demir attı. Daha fazla puanı silinmesi bile Eskişehirspor’un sezon boyunca ligde kalma mücadelesi vereceğini öngörebiliriz. Anadolu efsanesinin sonu giderek bir dönem zirvenin müdavimi olan Sakaryaspor ve Kocaelispor gibi takımlara benzemesi ise an meselesi.

“Vezir”

Madalyonun diğer yüzünde ise Göztepe bulunuyor. Göztepe, Yılmaz Vural ile çıktığı Süper Lig’e, son iki yılın şampiyon yardımcı antrenörü Tamer Tuna ile devam etme kararı aldı. Kulüp yaz transfer döneminde fazla para harcamadı ama nokta transferler yaparak eksiklerini kapattı. Başkan Mehmet Sepil; Galatasaray’da istenmeyen adam ilan edilen Sabri Sarıoğlu, Portekiz milli takımının tecrübeli kalecisi Beto, daha önce Kasımpaşa formasıyla izlediğimiz Andre Castro ve Oscar Scarione, küme düşen Gaziantepspor’dan Nabil Ghilas ve Beşiktaş’ın yedek golcüsü Ömer Şişmanoğlu gibi ligimizin kalburüstü oyuncuları ile kaliteli yabancı futbolcuları İzmir’e getirdi. Sezona da fırtına gibi başladılar. İlk 9 maçta 5 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyet ile 17 puan topladılar ve ligin zirvesinde Galatasaray’ın hemen arkasına yerleştiler. Başarılı performanslarını ilk yarı sonuna dek sürdürmesi halinde bu sezon korkulu rüya görmekten muhtemelen kurtulacaklar.

Göztepe, planlı bir yönetim ve sistemli bir oyun anlayışının temsilcisi. Sahada da, saha dışında da ne düşündükleri, ne yaptıkları belli. Tüm maçları heyecanlı, bol pozisyonlu ve bol gollü geçiyor. 9 maçın beşinde 3, üçünde ise 2 gol attılar. Forvet Adis Jahovic gol krallığına göz kırpıyor. Kulüp sosyal medyada bile ibretlik işler yapıyor. Üzerinde emek harcandığı belli olan, her biri birer kısa film şeklinde günlük paylaşımlar, futbolcuların kulüpteki hayatından kesitler vb birçok içerik sosyal medya üzerinden futbolseverlerin beğenisine sunuluyor. Kısaca Göztepe’de işler yolunda gidiyor.

Başta da söyledik: “Bir final maçı vezir de eder, rezil de”. Futbol böyle bir oyun. Ya iyisindir ya kötüsündür. Ya varsındır ya yoksundur. Ya kazanırsın ya da kaybedersin. Göztepe kazandı, Eskişehirspor kaybetti.

Cevapla

Please enter your comment!
Please enter your name here