Yeni Nesil Holiganizm

Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Atletico Madrid ile eşleşen Leicester City’nin taraftarları, ilk maç öncesinde Madrid’i savaş alanına çevirdi. Polis, taşkınlık seviyesini aşıp anarşi yaratan taraftarlara müdahale etmek zorunda kaldı. Onlarca insan yaralandı, maddi hasar meydana geldi. Batı basını, İngiliz taraftarların neden olduğu kaosu görmezden geldi.  

UEFA Avrupa Ligi çeyrek final ilk maçında ise Beşiktaş, Lyon’a konuk oldu. Lyon taraftarları, maçın başlamasına 10 dakika kala bir anda saha zeminine girdi. Kulüp başkanı Jean-Michel Aulas, Fransız medyasını da arkasına alarak, olaylara Beşiktaş taraftarlarının sebep olduğu iddiasını dile getirdi. Kulübünün ceza alacağını bildiği için, rövanşın seyircisiz oynanması gerektiğini söyleyerek dikkat dağıtmaya çalıştı.  Bu dezenformasyon, sosyal medya aracılığıyla kısa sürede algı yönetimine dönüştü. Sonuçta UEFA iki kulübe de para cezası verdi ve konu kapandı.

İçerik olarak değilse bile, sonrasındaki tepkiler açısından benzer bir olay EURO 2016’da Marsilya’da yaşanmıştı. Alkolün dozunu fazla kaçıran İngiliz taraftarlar Fransızlarla kavga etmiş, ardından sataştıkları Rus taraftarlardan epey bir dayak yemişlerdi. Batı medyası, “dövüş sanatlarında usta”, hatta “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından özel eğitilmiş” 150 civarı Rus holiganı, yaşananların tek suçlusu ve sorumlusu ilan etmekte gecikmedi. Kendi taraftarlarının sebep olduğu kaosu ve yerel güvenlik güçlerinin hatalarını görmezden gelip “ben yapmadım, kedi yaptı” kolaycılığına kaçtılar. Rusya’nın Avrupa’yı işgal etmeye çalıştığından girdiler, FIFA 2018 Dünya Kupası’nın Rusya’da düzenlenecek olmasının ne kadar yanlış olduğundan çıktılar. Batı, tarih boyu görmeye alıştığımız gibi yine kendisine bir ‘öteki’ yaratmayı başarmıştı.

“Rusya’nın Holigan Ordusu”

Bu zincirin son halkasını bir süre önce “Rusya’nın Holigan Ordusu” adlı bir belgesel yayınlayan İngiliz BBC tamamladı. Belgesel, Marsilya’da yaşananlar üzerinden Rusya’daki holiganizm ‘sorununa’ dikkat çekiyordu. Bir saat boyunca Rusya’daki futbol taraftarlığının dönüşümünü anlatmak yerine, ‘öteki’ olarak gördüğü Rusya’yı futbol üzerinden yermeyi tercih eden BBC, Euro 2016’yı evinde televizyondan takip eden eski bir tribün liderini ve Moskova’nın güneyinde yer alan Oryol ve Krasnodar gibi küçük kentlerin yerel futbol takımlarının taraftarlarını incelemiş, sonuç olarak da fiziksel şiddetin kötü olduğu gibi genel kabul görmüş bir olguya atıfa bulunmuştu.

Şiddetin her türlüsünü reddetmek yalnızca spor ya da futbolseverliğin değil, insanlığın da en değerli göstergesidir. Ancak BBC, tamamen pragmatik ve popülist bir yaklaşımla, meselenin sosyolojik ve psikolojik boyutlarına hiç dokunmadan, “İngiliz taraftarları 2018 Dünya Kupası’nda ne tür bir atmosfer bekliyor?” sorusuna odaklanmıştı. Çünkü kendi taraftarları, BBC için birinci derecede önem teşkil ediyor, diğerleri ise umurlarında değil!

Esasen Rusya’daki yeni nesil holiganizmin köklerini Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından oluşan tabloda aramak daha doğru. Zira bir dönemin süper gücü ve her alanda dünya liderliğini kovalayan devleti SSCB, 80’lerde bitik ve çökmüş bir haldeydi. Her şeyin kötüye gittiği o yıllarda, futbolda da eski başarıların uzağında kalınmıştı. Sovyetler Birliği’nin çöküşüne tanık olan ve derin bir kaybetmişlik hissi yaşayan gençliği tekrar ayağa kaldırmanın yegane yolu onlara yeni bir hedef koymaktan geçiyordu. Karizmatik lider Vladimir Putin, tam olarak bunu yaptı. Önce ülkedeki spor altyapısını yeniden inşa etti, ardından da milliyetçi, muhafazakar, geleneksel Rus kültürünü esas alan, sağlıklı bir nesil yetiştirmenin peşine düştü. Kısa zamanda eski gücünü toplayan Ruslar da yeniden her alanda iddialı hale geldi. Üstelik bunu, yeni bir yol icat etmeden, var olan kuralları kendi koşullarına uygulamak suretiyle yaptılar.

Rusya ve Futbol

Ülkenin önde gelen kulüpleri CSKA Moskova, Zenit St. Petersburg ve Spartak Moskova, modern futbola ayak uydurabilmek için, zengin sponsorlar sayesinde yıldız futbolcular ve önemli teknik adamları Rusya’ya getirdiler. Devlet yeni statların yapımına destek verdi. Rus takımları Şampiyonlar Ligi’nde kayda değer bir başarı elde edemese de, UEFA Kupası’nı 2005 (CSKA) ve 2008 (Zenit) yıllarında iki kez kazandı.   

Rus taraftar grupları da, takımlarının başarısından bağımsız bir holigan kültürü oluşturdu. Evet, bu alt kültürün, grup oluşturma, toplanma, ayırt edilebilir kıyafetler ve simgeler taşıma gibi temel unsurlarını İngilizler’den kopyalamış olabilirler. Ama işin felsefesini değiştirip, kendi yöntemlerini uyguladıkları da bir gerçek. Futbol taraftarlığı söz konusu olduğunda devreye giren eril söylemler, Rusya’nın tarihi ve sosyo-kültürel yapısı ile birleşince ortaya son derece enteresan bir karışım çıktı. “Biz, kendimizi, ailemizi ve milletimizi koruyabilmek için güçlü olmalıyız. Rus erkeği, tıpkı Rus ayısı gibi güçlü ve savaşçıdır” diyen tribün liderlerine, “Kavga etmekte bir sorun görmüyorum. Hatta bunu Rusya’nın öncülüğünde yeni bir spora bile çevirebiliriz. Holigan gruplar 20’ye 20 dövüşebilir” diyen siyasiler de katılınca, yeni yazılımın kodları oluşmaya başladı. Nihayetinde, İngilizlerin sarhoş saldırganlığına karşılık, Rusların organize holiganlık olarak adlandırabileceğimiz tarzı tamamlandı.

Kendi yanlışlarını ve eksiklerini görmeden, sürekli öteki ilan ettiğine saldıran ve bunu yaparken hiç bir kural tanımayanlar, 2018 yazı için şimdiden endişelendiğine göre, bu kez kesin olarak derslerini almış olmalı. Darısı, büyük gruplar halinde ortalığı dağıtıp anarşi yaratmaya çalışan ve bunun yanına kâr kalacağını sanan tüm sahte holiganların başına…

Rus Tipi Yeni Holiganizmin Kural Kitabı

  • Sağlıklı yaşam esastır.
  • Alkol, sigara, uyuşturucu gibi sağlığa zararlı tüm maddelerin kullanımı yasaktır. Çünkü sağlam vücut sağlam kafa ile mümkündür.
  • Holiganlar yalnızca holiganlarla dövüşür. Sivillere asla zarar verilmez.
  • Vandalizm ve bir şeyleri kırıp dökme yasaktır.
  • Kavgalarda delici, kesici, yaralayıcı aletler değil, yalnızca tekme ve yumruk kullanılır.
  • 7’ye 7, 10’a 10, 20’ye 20 gibi eşit sayılardaki gruplar karşı karşıya gelebilir.
  • Kavgalar, şehir merkezlerinden uzak, ormanlık alanlarda, yalnızca katılacakların bildiği bir yerde düzenlenir.
  • Yere düşene, tekrar ayağa kalkmadığı taktirde, asla vurulamaz.
  • Kalıcı hasar yaratabilecek ciddi yaralanmalarda, bir tarafın kesin galibiyetinde ya da polis geldiğinde kavga sona erer.
  • Sürekli zinde kalabilmek için spor, tercihen karma dövüş sanatları, şarttır.
  • Dövüş, karşı tarafa zarar vermek için değil, hangi takımın taraftarının daha güçlü olduğunu ve kimin daha iyi hazırlandığını belirlemek için yapılır.
  • Kavga bitince kazanan kaybedeni yerden kaldırır, karşılıklı teşekkür ve tebriklerden sonra sportmence vedalaşılır.

 

Bir Cevap Yazın