Son iki yılın şampiyonu Beşiktaş, sezona eski temposundan uzak bir görüntü çizerek başladı. Buna rağmen hedef tabii ki arka arkaya üçüncü kez ipi önde göğüslemek. Fakat bu kez rakipler de yarışı son haftalara kadar kovalayacak. Bilhassa Galatasaray’ın kadrosunu sıfırdan kurması ve milyonlarca avro harcayarak yıldız futbolcu transferlerine imza atması, üstelik Avrupa macerasından da erken elenmiş olması Beşiktaş’ı çok zorlayacak gibi görünüyor.

Transferler

Aslında Beşiktaş, sezona eksiklerini kapatarak ve kağıt üzerinde muhteşem isimleri transfer ederek giriş yapmıştı. Real Madrid’in dünyaca ünlü Portekizlisi Pepe, İspanyol forvet Alvaro Negredo, orta sahaya Gary Medel, kanatlara geçen sezon Fenerbahçe’deki başarılı performansıyla dikkat çeken Jeremain Lens ve Gaziantepspor’un genç yıldızı Orkan Çınar transfer edildi. Talisca da, lisans krizi çözüldükten sonra bir yıl daha kiralık olarak kalacak. Geçen sezon uzun süreli sakatlık yaşayan Caner iyileşti. Futbol kağıt üzerinde oynanan bir oyun olsaydı, şampiyonluk kupası Beşiktaş’a şimdiden verilebilirdi.

Ancak sahadaki durum biraz farklı. Her ne kadar bir ölçü olmasa da, hazırlık maçlarında iyi bir görüntü çizmedi Beşiktaş. Sezonun ilk resmi maçında, Samsun’daki Süper Kupa finalinde de Konyaspor karşısında zayıf bir performans sergiledi. Şüphesiz takım, bir bütün olarak birkaç vites düşürmüş gibiydi. Ama başta Quaresma ve Cenk olmak üzere bazı futbolcular sanki motoru kapatmıştı. Ligin ilk 3 haftası geride kalırken Beşiktaş kendi evinde Antalyaspor ve Bursaspor’u mağlup ederken, deplasmanda Kasımpaşa ile berabere kaldı. 7 puan toplanmasına rağmen oynanan oyun ne taraftarı tatmin ediyor, ne de geleceğe dair ümit veriyor. Üç maçta atılan 6 golün yarısını savunmacılar, Atiba, Dusko Tosic ve Pepe kaydetti. 3 maça da ilk 11’de başlayan Cenk Tosun, penaltıdan attığı golü saymazsak hiç bir varlık gösteremedi. Teknik Direktör Şenol Güneş, yeni transferlerden yararlanmamakta ısrar ediyor. Büyük çabalar sonucu takıma dahil edilen ve Oğuzhan-Atiba ikilisinden birinin yerine oynaması beklenen Gary Medel’i oyuna bile almıyor. Sahadakilerin performansı düştükçe, yedek bekleyen yeni transferler de endişeye kapılıyor.

Oyundaki Eksikler

Oynanan oyuna değinecek olursak, Beşiktaş’ın en büyük eksiği olarak durağanlığını gösterebiliriz. Beşiktaş gibi tempo yaparak, hızlı hücuma çıkıp geçiş oyununda rakiplerine üstünlük sağlayan bir takımın, hızını kaybetmesi, futbolcuların çakılı oynamaya başlaması ciddi bir handikap yaratıyor. Sürekli yer değiştiren, dolaşan, arayan futbolcular pozisyonlarına yapıştıkça Beşiktaş’ın hücumları tıkanıyor. Atılan gollerin büyük bölümü duran toplardan. Akan oyunda Quaresma ve Babel’e büyük iş düşmesine rağmen ikisi de beklenen seviyede değil. Önümüzdeki süreçte kanatlarda daha hızlı, daha aktif ve daha istekli isimler denenebilir.

Orta sahanın fizik gücündeki düşüş de yine Beşiktaş’ın oyununu etkileyen faktörlerden biri. Atiba ve Oğuzhan’ın 90 dakika boyunca aynı tempoyu koruyamaması, Beşiktaş’ın guardını düşürüyor. Beşiktaş orta sahası, daha atletik futbolcularla karşılaştığında çökebilir. Forvette de Alvaro Negredo henüz kendisini gösterebileceği kadar süre alamadı ama Cenk Tosun’un her geçen gün geriye giden performansı yüzünden bu bölgede de yakında bir değişiklik olacaktır. Demba Ba, transfer edildiği ve hazır döndüğü taktirde Cenk’i kulübeye mahkum edebilir. Beşiktaş’ın bir diğer aksayan noktası olan sağbekte ise Gökhan Gönül’ün sakatlığı etkili oldu. Andreas Beck, maç kondisyonunu eksikliği sebebiyle görev aldığında ciddi hatalar yapabiliyor. Şenol Güneş, burada da Beck ve Adriano’da ısrar etmek yerine ikinci pozisyonu sağbek olan Gary Medel’i ya da Atiba’yı değerlendirmeyi düşünmeli.

Diğer Sorunlar

Son yılların hiç bitmeyen gündemi ise stoper. Beşiktaş Pepe transferinden sonra tam tandemi oluşturdum derken, Marcelo’nun Lyon’a gitmesi tüm planları bozdu. Tosic’in ilk haftalardaki başarılı performansı şimdilik akıllardaki soru işaretlerini giderse de, uzun vadede bir stoper şart gibi duruyor. Halihazırda Matej Mitrovic varken Domagoj Vida’nın alınması, bu eksikliği giderir mi? Ya da sadece “Tosic’ten iyi olması” stoper transferi için yeter şart mıdır? günlerce tartışabiliriz. Atınç Nukan’ın çapraz bağ sakatlığı yaşaması, bu bölge altyapıdan bir futbolcu ile yedeklenemez mi? düşüncesini de akıllara getiriyor.

FFP ile bağlı olan Beşiktaş’ta takımda geleceği olmayan futbolcular da bir diğer sorun alanı. Denys Boyko, Pedro Franco, Alexander Milosevic, Veli Kavlak ve Aras Özbiliz henüz kendilerine bir takım bulabilmiş değiller. Beşiktaş’ın, yabancı kontenjanı açısından da engel teşkil eden bu meseleyi çözüme kavuşturması hem gidecek futbolcular hem de takım açısından önem arz ediyor.

Beşiktaş takımının en önemli sorunlarından biri de takımın yaş ortalaması. Bu konu, şu an pek sıkıntı yaratmıyor gibi görünse de, aslında tüm problemlerin kaynağı olabilir. Beşiktaş’ta as kadrodaki futbolculardan, Gökhan Gönül (32), Pepe (34), Tosic (32), Adriano (32), Atiba (34), Babel (30), Quaresma (34), Medel (30) ve Negredo (32) otuzlu yaşlarını yaşıyor. Altyapı üretimi ve/veya scouting yoluyla genç yabancıların transferi olmayınca kadronun yaşlanması da engellenemiyor. Sezon sonunda tüm bu isimlerin birer sene daha yaşlanacağı, bir seviye daha yavaşlayacağı ve Fabri (29), Caner (29) ve Lens (29) gibi futbolcuların da listeye ekleneceği hesap edilirse işler içinden çıkılmaz bir hal alabilir.

Bir Cevap Yazın