Nikolay Petroviç Starostin’in Tuhaf Hikayesi, Lavrentiy Beria ve

Kızıl Meydan’da Futbol

 

Dünya futbol tarihi sayısız enteresan olayla, eğlenceli, hüzünlü yüzlerce hikayeyle doludur. Fakat bunların büyük kısmı futbolun geleneksel olarak ortaya çıktığı ve ilk yayıldığı coğrafyalara ait öykülerdir. 20. yüzyıl boyunca kıta Avrupasında ve Latin Amerika’da gelişim gösteren futbol, doğal olarak buralardan beslenmiştir. Hâl böyleyken, uzak coğrafyalar ya da dışa kapalı ülkeler, futbol tarihi yazımına daha az katkı vermiştir. Şüphesiz bu durum, bahse konu ülkelerde futbolun güzelliklerini göremeyeceğimiz anlamı taşımıyor. İşte Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, kısa adıyla SSCB, böyle bir yer. Nikolay Petroviç Starostin’in tuhaf hikayesi ise 1902 yılında dünyaya geldiğinde adı Rusya İmparatorluğu olan, 1917 Ekim Devrimi sonrası SSCB’ye dönüşüp 1991’e dek varlığını sürdüren, sosyalizm prensipleri üzerine kurulmasına rağmen Josef Stalin’in demir yumrukla hüküm sürdüğü SSCB’de başlıyor.

Babası Çarlık dönemi aristokratlarından olan ve avcılıkla uğraşan Nikolay, Moskova’da yaşayan Starostin ailesinin dördü erkek altı çocuğunun en büyüğü olarak dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren spora meraklıydı. Fakat profesyonel anlamda sporla ilgilenmeye ancak babası tifüsten öldükten sonra başladı. Yazları futbol, kışları ise buz hokeyi oynuyor, bir yandan da devrim sonrası değişen şartlarda ailesinin geçimini sağlamaya çalışıyordu. 1922 yılında Moskova Spor Topluluğu’nun kurulmasına öncülük etti. Vladimir İlyiç Lenin, Sovyetler Birliği’nde sporun kolektif gelişimine önem veriyordu ve Komünist Parti’nin Komsomol adı verilen gençlik örgütü de bu alanda oldukça aktifti. Nikolay Petroviç, çok iyi bir sporcuydu ve 1920’lerde SSCB’nin hem futbol hem de buz hokeyi milli takımlarında forma giymeye başladı. Bir süre sonra futboldaki başarısı onu milli takım kaptanlığına kadar taşıdı.

Spartak

Tüm Sovyetlerin tanıdığı ünlü bir futbolcu olması sebebiyle, sonradan bir çok kapıyı rahatlıkla açmasına vesile olacak, Komsomol Sekreteri ve Politbüro üyesi Alexander Kosarev ile yakın dostluk kurdu. 1923’te, İçişleri Bakanlığı’na bağlı gizli polis Cheka’nın Dinamo Moskova’yı ve 1928’de Kızıl Ordu’nun CSKA Moskova’yı kurarak bu alanda örgütlenmesi üzerine Starostin, halkın yani sivillerin de bir futbol takımı olması gerektiği konusunda yetkilileri ikna etmekte bu yüzden fazla zorlanmadı. Kulübün adı, Starostin’in birkaç yıl önce Almanya’da katıldığı bir turnuva sırasında tanıştığı ünlü marksist politikacı ve filozof Rosa Luxemburg’un kurduğu ve Roma’ya karşı isyan eden köle lider Spartacus’ten esinlenerek oluşturulan Spartaküs Birliği (Spartakusbund) sebebiyle Spartak olarak belirlendi. Böylece, Moskova Spor Topluluğu 1934’te Spartak Moskova adını aldı.

İki yıl sonra, SSCB Fizik Kültür Günü dolayısıyla Spartak ve Dinamo takımlarının Kızıl Meydan’da bir gösteri maçı yapması gündeme geldi. Stalin daha önce hiç futbol maçı izlememişti ve bu ilk olacaktı. 9000 metre karelik halı saha, bir gece önceden üç yüz Spartaklı tarafından meydana serildi. Fakat maç günü geldiğinde Dinamo takımı, “top yanlışlıkla Stalin’e ya da politbüro yöneticilerine çarpabilir” bahanesiyle maça çıkmaktan vazgeçti. Komsomol Sekreteri Kosarev ve Nikolay Petroviç Starostin, iki Spartak takımının kendi arasında oynamasına ve Stalin’in sıkılma ihtimaline karşı maçın 30 dakikada ve 4-3 sonuçlanmasına karar verdi. Maç sorunsuz geçti ve hatta Stalin eğlendiği için 43 dakika sürdü. Ancak bu durumdan memnun olmayan biri vardı ve tahmin edebileceğiniz üzere kendisi bu hikayenin kötü adamı; Lavrentiy Pavloviç Beria.

L. P. Beria…

Stalin gibi Gürcü olan Beria, 1934-1938 yılları arasında Gürcistan Komünist Parti Sekreterliği yaptı. Stalin tarafından Moskova’ya getirildiğinde ilk iş olarak İçişleri Bakanlığı’na (NKVD) ve ona bağlı gizli polise el attı. Ama O’nun, başka hiç bir Sovyet yöneticisinde olmayan bir özelliği daha vardı. Beria tam bir futbol ve Dinamo fanatiğiydi, üstelik gençliğinde Dinamo Tiflis forması da giymişti. 1936-38 yılları arasında Spartak Moskova’nın ve dolayısıyla Starostin’in yükselişi kendisini irite ediyordu. Fakat halkın büyük tepkisini çekeceği için doğrudan bir hamle de yapamıyordu. Bu yüzden ilk adımı başka yere doğru attı ve Komsomol Sekreteri Kosarev’i casusluk suçundan idam ettirdi.

Üzerindeki parti korumasını kaldırdıktan sonra Starostin’i daha açık hedef haline getiren Beria, bu kez de 1939 Rusya Kupası yarı finalinde oynanan ve Spartak Moskova’nın 1-0 kazandığı Dinamo Tiflis maçına kafayı taktı. Maçın hakemi eski bir Dinamo’lu futbolcu olmasına ve Spartak Moskova’nın finali de kazanıp kupayı almasına rağmen, Beria, yarı finalin tekrar oynanmasına hükmetti. Kora kor geçen mücadele sonrasında kupa şampiyonu Spartak Moskova, yarı finalde elediği Dinamo Tiflis’i bir kez daha ve bu sefer 3-2 mağlup etti. Starostin, yıllar sonra yazdığı otobiyografisinde o günü “Tribüne doğru baktığımda Beria’nın hırsla ayağa kalkıp sandalyesini tekmelediğini ve stadı terk ettiğini gördüm” sözleriyle hatırlıyor…

Sürgün Yılları

Buraya kadar anlattıklarımız tipik bir Sovyet dramına benziyor olabilir ama bu tarihten sonra işler daha da karmaşık hale geldi. Beria’nın, tekrar maçıyla zirve yapan Starostin nefreti, 1941’de farklı bir boyut kazandı. Beria, gizli polise emir vererek, beş yıl önce Kızıl Meydan’da oynanan maç esnasında Stalin’e suikast planlamak suçundan Starostin’i ve birlikte futbol oynadığı üç erkek kardeşini tutuklattı. Nikolay Petroviç, bir buçuk sene boyunca, rezil bir yer olmasıyla ünlü Lubyanka hapishanesinde kaldı ve “sporda burjuva yöntemleri kullanmak” gibi komik bir suçtan Gulag’da (Çalışma Kampları Yönetimi) 10 yıla mahkum edildi. Bu ceza, o dönemin “suçsuz” etiketi gibiydi zira “suçlu” bulunanlar direkt idam ediliyordu. Cezasını çekmek üzere Sovyet uzak doğusuna sürüldüğünde de imdadına futbol yetişti. Her gittiği yerde kamp komutanları O’ndan yerel Dinamo takımının antrenörü olmasını istiyordu.

Starostin, Gulag günlerinden şöyle bahsediyor: “Kamp komutanları yerel Dinamo takımlarını çalıştırmamı istiyordu. Bu adamların insan hayatı üzerinde sorgulanamaz bir yetkisi vardı ve birinin ölmesi ya da yaşaması onların elindeydi. Yine de bu, futbolun onlar üzerindeki etkisiyle kıyaslandığında hiçbir şeydi”. Halkın teveccühü de kamp koşullarından etkilenmemesi ve futbolcularla birlikte hareket etmesi anlamına geldiğinden, futbol sayesinde günleri rahat geçiyordu. 1948 yılında, Hava Kuvvetleri Komutanı ve Stalin’in oğlu Vasili’den bir telefon aldı. Vasili, Starostin’e Moskova’ya dönüp Hava Kuvvetleri futbol takımını çalıştırmasını emrediyordu. Starostin, Moskova’ya dönüşünün Beria tarafından hoş karşılanmayacağını biliyordu fakat elinden bir şey gelmediği için emire mecburen riayet etti. Durumu Vasili Stalin’e anlattığında diktatörün oğlunun bulduğu çözüm basitti: Eğer sürekli birlikte olurlarsa Beria Starostin’e dokunamazdı. Bir süre Vasili Stalin ile yapışık ikiz gibi hareket etmek zorunda kaldı. Öyle ki bazı geceler birlikte uyudukları bile oldu. Ancak Beria, eline geçen ilk fırsatta Starostin’i tekrar Moskova dışına, bu kez Kazakistan’a yolladı. Doğup büyüdüğü ve efsanesi olduğu kente geri dönüşü için Stalin’in 1953’teki ölümüne dek bekleyecekti…

İade-i İtibar

Nikolay Petroviç Starostin, nihayet evine döndüğünde yeni yönetim O’ndan ve ailesinden resmi bir özür diledi. 1954’te kısa bir süre SSCB Milli Futbol Takımı antrenörlüğü yaptıktan sonra 1955’te Spartak Moskova Başkanı oldu ve 1992’ye dek bu görevde kaldı. 1989 yılında “Yıllar İçinde Futbol” (Futbol skvozd gody) başlıklı otobiyografisini yayınladı ve 1990’da Sosyalist Emek Kahramanı madalyasına layık görüldü. Kendisinin ve kardeşlerinin heykeli bugün Spartak Moskova’nın iç saha maçlarını oynadığı Otkritiye Arena’nın içerisinde, saha kenarında yer alıyor.

Lavrentiy Beria, Dinamo Tiflis’te oynadığı dönemde karşı karşıya geldiği ve kendisini gülünç duruma düşürerek maçı takımına kazandıran Spartak Moskova’lı Nikolay Petroviç Starostin ile mücadeleye ömrünü adadı. Stalin’in ölümünün ardından Kruşçev’in emriyle tutuklandı ve Lubyanka hapishanesinde kurşuna dizildi. *

 

* Bu yazıda kullanılan kaynaklar:

The Strange Story of Nikolai Starostin, Football and Lavrentii Beria – Jim Riordan

Football Against the Enemy – Simon Kuper

Spartak Moscow: A History of the People’s Team in the Worker’s State

Futbol skvozd gody – Nikolay Petroviç Starostin

Bir Cevap Yazın