2016-2017 sezonunun başında Başakşehir’in ligi 2. sırada bitireceğini ve Türkiye Kupası’nı penaltılarda kaybedeceğini kimse tahmin etmiyordu. Oynadıkları pozitif futbolla büyük bir başarının altına imza attılar. Bu sene ise yaptığı transferlerle ilk 11 ve alternatif futbolcuların kalitesini yükselterek sezonu açtı Başakşehir.

Avrupa’da geçen sene beklenen başarı gelmedi, Avrupa defteri çok erken kapandı. Tecrübenin ve kadro kalitesinin artmasıyla bu sezon daha ileriye gidebilme ihtimalleri oldukça yüksek gözüküyor. Özellikle Şampiyonlar Ligi grupları öncesi elenip, UEFA’nın yolunu tutarlarsa gruptan çıkabilecek bir kadro kuruldu. Abdullah Avcı gibi organize futbol oynatıp oyunu iyi okuyabilen, rakip analizi üst seviyede olan bir teknik direktörlere sahip olmaları 3 kulvarda yarışacak bir takım için büyük avantaj.

Zorlu Fikstür

2017-2018 sezonunda, fikstürde Gençlerbirliği’ni takip edecek Başakşehir, sezonu evinde Bursa’yı konuk ederek açacak, ikinci hafta Karabük deplasmanına gidecek. Milli takım için verilen aradan önce Konyaspor’u evinde ağırlayacak. İlk 3 haftalık periyottan minimum 6 puan çıkaracaklarını düşünüyorum. 2 haftalık milli takım arasından sonra 4. hafta zorlu Fenerbahçe deplasmanına konuk olacaklar. 9. hafta ise son şampiyon Beşiktaş ile deplasmanda kozlarını paylaşacaklar. 12. haftaya geldiğimizde Galatasaray’ı evinde ağırlayacak Medipol Başakşehir.

Başakşehir’in sezonu nasıl bitireceğini önceden kestirmek zor, sezon başlamadan “tekrar ilk ikiye girer, bu sene ilk dörde bile giremez” gibi kesin yargı içeren cümleleri kurmak anlamsız olur. Ancak 20. haftadan sonra ligi nasıl bir pozisyonda bitireceği az-çok belli olur. 23. hafta Gençlerbirliği, 24. hafta Göztepe’yi kendi evinde ağırlayacak, 25. hafta Alanya deplasmanından sonra 26. hafta Beşiktaş’la evinde karşı karşıya gelecek. Bana göre Başakşehir, en kritik 4 maçını bu haftalarda oynayacak. Bu maçlardan sonra ya yukarıdaki yerini sağlamlaştırır ya da zirveden uzaklaşır. İçerde Gençlerbirliği ve Göztepe’yi yenip daha sonra Alanya’dan 3 puan almasıyla birlikte, son 3 maçta alınan 9 puan, Beşiktaş maçına çok üst düzey moralle çıkmalarına neden olur. Beşiktaş’tan da puan veya puanlar almalarıyla birlikte son 8 haftaya oldukça moralli bir şekilde girerler.

Son 3 hafta çok zorlu deplasmanlar var: 29. hafta Galatasaray, 31. hafta Osmanlı ve 33. hafta Antalyaspor’a konuk olacaklar. Bu maçlardan puan ya da puanlar çıkaracaklarını düşünüyorum. Özellikle yukarıda belirttiğim gibi 23-26. haftalardaki 4 maçlık periyotta alınacak puanlarla, takım ivme yakalar ve bu ivme sezon sonuna kadar devam eder.

Kadro Yapısı

Adebayor, Clichy ve Elia’nın kariyerleri ve kaliteleri ortada. Bu üç futbolcu sakatlık sorunu yaşamazsa takıma büyük katkı sağlayacaktır. Bir başka yıldız isim Chedjou ise talihsiz bir sakatlık yaşadı, Kasım ayında takıma dönmesi bekleniyor. Mevcut kadroyu daha detaylı değerlendirecek olursak: Visca, Mossoro, Epueranu, Attamah, Napoleoni gibi Süper Lig ortalamasının üzerinde futbolcular da geçen sene olduğu gibi bu sene de takımda ve katkı sağlayacak. Visca, ilk Brugge maçında hazır bir görüntü vermese de takımı öne geçiren golde çok güzel bir asist yaptı. Sakatlık ve cezadan dolayı oluşan boşluklarda takımın jokeri olan Attamah’tan bu sene çıkış bekliyorum. Son 2 yıldır kendisinden beklenen patlamayı bu sezon yapacağını düşünüyorum. Rakiplerin biraz daha defansif oynayacağı, stoperlerin ve ön liberoların Adebayor tehlikesinden dolayı çok fazla çıkmadığı maçlarda orta sahada daha rahat hareket edebilecek, istediği alanlar kendisine açılacaktır. Bu boş alanları fırsata çevirebilirse Attamah, bu senenin öne çıkan futbolcularından biri olacaktır. 

Emre Belözoğlu da takımın beyni olmaya devam edecektir. Emre’nin, fiziksel manada 70. dakikalardan sonra gözle görülür bir şekilde oyundan kopması Başakşehir’in en büyük eksiklerinden biriydi. Gökhan İnler transferiyle orta saha kalitesi bir tık yukarı çıktı. Abdullah hoca, Emre-Gökhan-Attamah-Mahmut dörtlüsünden ikisini tercih edecek, diğer ikisini ise yedek soyunduracak. Emre’nin partneri Mahmut Tekdemir ise takımın orta sahadaki direnci konumunda, gösterişsiz bir şekilde kendine verilen görevi hakkıyla yapıyor. Tunay Torun ve Kerim Frei kadro derinliği açısından çok iyi transferler. Özellikle kupa maçlarında takıma olumlu anlamda katkı sağlayacaklardır.

2017-2018 sezonda yarıştığı 3 kulvarda hedefini yüksek tutan Başakşehir’in çok acil bir şekilde kaleciye ihtiyacı vardı. Volkan Babacan’ın yetersiz olduğunu düşünmüyorum ama Volkan’la rekabete girip, kadro rotasyonu yapıldığında, güven verecek kalitedeki Mert Günok transferi son derece başarılı. Lig ve kupa maçlarına bir de Avrupa’da 2018’i görmek eklenirse en az 45-46 maça çıkacak olan Başakşehir’de mevcut tek eksik de böylece kapatılmış oldu. 

Futbolun Yükselen Değeri

Başakşehir’in Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynayan bir takım düzeyine gelmesini salt siyasi güce bağlayan yanlış bir düşünce var. Evet, bir siyasi destek söz konusu. Özellikle belediye ve bazı devlet kurumlarının desteğinden söz edilebilir. Fakat bu kadar büyük başarılar sadece siyasi destekle yakalanamaz. Abdullah Avcı’nın, teknik kadronun ve futbolcuların alın terini, emek vererek kazandıkları başarıyı göz ardı edemeyiz. Zamanında Başakşehir’den kat kat fazla siyasi ve maddi destek alan bir çok takım (En az 5 tane şehir takımı sayabilirim) şu an batmış vaziyette. Başakşehir bu seviyeye akıllı politikalar uygulayarak geldi. Mesela Mersin İdman Yurdu Yattara, Eskişehir Bienvenu gibi futbolculara çuval dolusu para verirken Başakşehir Edin Visca’ları, Webo’ları bulup getirdi. Bu tarz akıllı transferlere benzer birçok örnek verebiliriz. Anadolu takımları yayın haklarından, TFF’den, sponsorlardan gelen paraları har vurup harman savururken Başakşehir gösterişten uzak, takımdaki dengeleri bozmayacak futbolcu transferleriyle bugünlere geldi.

Başakşehir’in önemli bir başka avantajı da İstanbul takımı olması sebebiyle Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi takımların kadrolarında düşünmediği futbolcular için çok iyi bir alternatif haline gelmesi. İstanbul’da kurulu düzeni olan futbolcular, bir İstanbul takımından teklif varken kolay kolay bir Anadolu takımına gitmez. Gittiği şehre ayak uydurup yeni bir düzen kurmak yerine kurulu düzenini bozmamayı tercih eder. Son 2 yıldır bu tarz transferler takıma çok büyük katkı sağladı. Bu sene de Chedjou, Gökhan İnler ve Kerim Frei gibi çok önemli isimler şehir içi transfer olarak kadroya dâhil oldu.

Altyapı İçin Sabır

Başakşehir yeni kurulan bir takım olduğu için altyapıdan hemen futbolcu beklememek gerekir. “Proje takımıyız deyip, altyapıdan oyuncu çıkarmıyorlar” şeklindeki eleştirileri yanlış buluyorum. Bu tür eleştirilerin yapılması için en az 3 yıl daha beklemek gerekir. Süper Lig’de ikinci sıradayken liderle arada 3 puan varken, alt yapıdan direkt 4-5 futbolcuyu sahaya sürmeleri mantıksız olur. Başakşehir’in İstanbul’da alt liglerde mücadele eden bir takımla pilot takım anlaşması yapması gerektiğini düşünüyorum. Alt yapı futbolcularının, A takıma çıkmadan önce bir geçiş takımında süre geçirmesi daha faydalı olacaktır.

Bir Cevap Yazın