Uzun yıllardır Fenerbahçe kadrosunda bulunan ve birçok takımda da kiralık olarak forma giyen kaleci Ertuğrul Taşkıran, 1 milyon € bonservis bedeliyle TFF 1. Lig takımlarından Boluspor’a transfer oldu. Tıpkı Volkan Demirel gibi Kartalspor’da yetişen ve buradan Fenerbahçe altyapısına geçen Ertuğrul için bugüne kadar hiç bonservis ödenmemişti. Transfermarkt verilerine göre, değerinin 300 bin € civarında olduğu da biliniyor.

Peki, transfer sezonunda başarılı kaleci Gökhan Değirmenci ile anlaşan ve tarihinde bir futbolcuya ödediği bonservis rekoru 76 bin € olan Boluspor, Ertuğrul Taşkıran’a nasıl ve neden 1 milyon € ödedi?

Sorunun cevabını hiç dolandırmadan vermek gerekiyor aslında. Boluspor, bu transfer için Fenerbahçe’ye büyük ihtimalle herhangi bir ücret ödemedi, ödemeyecek. Fenerbahçe, UEFA Finansal Fair-Play kriterleri gereği, futbolcu satışından elde edeceği gelirle transfer yapabiliyor. Takıma bedelsiz katılan Mehmet Ekici ve Carlos Kameni’yi saymazsak, yeni transferler Mathieu Valbuena ve Nabil Dirar’ı UEFA Avrupa Ligi ön elemesinde oynatabilmek, bu futbolcuları UEFA’ya verilecek listeye kaydedebilmek adına satıştan elde ettiği geliri belli bir seviyeye çekmesi zaruriydi. Emenike’nin satışı ve Volkan Şen’in sözleşme feshinden elde edilen gelir Valbuena ve Dirar’ın maaliyetini karşılamadığından kulübe kaynak gerekiyordu. Stoch ve Aatıf gibi, kaynak yaratabilecek futbolculara uygun talip bulunamadığından ve bu futbolcular gitmek istemediğinden, üçüncü kaleci Ertuğrul Taşkıran’a gelen tekliflerin değerlendirilmesi en mantıklı tercihe dönüştü.

Bolu Bey Ne Yapıyorsunuz?

Fakat Ertuğrul’a gelen teklifler ya çok düşük ya da kiralama şeklinde olduğundan, etik tartışmalarına yol açacak bir hamleyle futbolcu bir alt lige gönderildi. Boluspor, kulüp rekoru kırarak yaptığı bu transferle yalnızca 1 yıllık sözleşme imzaladı. Yani aslında Ertuğrul’u Fenerbahçe’den kiraladı ve 1 milyon € da yine muhtemelen arka kapıdan Boluspor’a verilecek. Bu garip olayın üç tarafı için de aslında çok şey söylenebilir. Ama bunun iyi bir fikir olmadığı ve hem Fenerbahçe’nin hem de Boluspor’un başına dert açabileceği hatırlatmasını yapmadan geçemeyiz. Kağıt üzerinde, resmi evraklarda herhangi bir sorun yaşanmayacağının da garantisini şimdiden verebiliriz. Zira ülkemiz bu tür “Ali Cengiz Oyunları”nın adeta ana vatanı.

Bu yan yoldan gitme, arka kapıları zorlama taktikleri yaygınlaşırsa futbolumuzda kalan son etik ve ahlak da yok olup gidecek. Futbolda teknolojik gelişmelere karşı çıkmak yerine, 30 yaş ve üzerindeki yabancı futbolculara ödenen bonservis ücretleri regüle edilmeli, genç ve futbol ahlakı üst düzey olan yerli ve milli futbolcuların yetiştirilmesine ağırlık verilmelidir.

Bir Cevap Yazın