Trabzonspor taraftarı bu sezon lige ihtiyatlı bir umutla başlıyor. Geçen sezon başında iyi bir hava yakalanmıştı. Fakat sezonun henüz başında havlu atan ve umutları tükenen bordo mavili camianın bu sezon başında ayakları yere daha sağlam basıyor.

Yanal Faktörü

Geçen sezon başında teknik direktörlüğe Ersun Yanal’ın getirilmesinin sebebi Fenerbahçe’de yaşamış olduğu Nisan şampiyonluğu değil, kariyerinde daha önce Gençlerbirliği ve Manisaspor’da kaliteli kadro yapıları kurmasıydı. Sezon öncesinde büyük umutlarla yapılan transferlerin bir çoğu daha ilk haftalarda bekleneni veremedi. Taraftarların da aklında “bu sezon nasıl bitecek?” soruları belirdi. Trabzonspor o dönemde ligde, kaybettiği topu en hızlı sürede kazanan takımdı fakat kadrosu, bu topu kullanma becerisine sahip futbolculardan oluşmuyordu.

Devre arasına gelindiğinde sağ ve sol bek olarak Arjantin ve Portekiz milli takımlarında forma giyen Emmanuel Mas ile Joao Pereira’nın transfer edilmesi, ardından Mehmet Ekici meselesi neticesinde Beşiktaş’ın pas oyununda önemli bir rol üstlenen Olcay Şahan’ın takıma katılması, Trabzonspor’un top kullanma becerisini oldukça arttırdı. Bunlara ek olarak alt yapıdan çıkan ve taraftarın yıllardır özlemle beklediği “61 numaralı oyuncu” olan Yusuf Yazıcı’nın da ilk maçlarındaki muhteşem performansı Trabzonspor’u bir anda sezon içinde yarışmacı bir takım haline getirdi.

Sezon sonunda ise, önceki yılların aksine, geleceğe dair umut vaat eden bir Trabzonspor görüntüsü ortaya çıktı. Taraftar ve yönetim başarının doğru işleri yaparak ve sabır göstererek geleceği konusunda nihayet aynı sayfaya geldi. Camiada şampiyonluk sabırsızlığının bir kenara bırakılması, koyulan hedeflere daha rasyonel şekilde yaklaşan bir Trabzonspor profilini ortaya çıkardı.

Kadro Yapısı

Yeni sezona girilirken halihazırda Trabzonspor’un elinde, oyun tarzı ve yapısı oturmuş ama kalite açısından eksiklikleri olan bir kadro var. Geçen yıl, Durica’nın oynamadığı maçlarda stoper mevkisindeki açık göze çarpıyordu. Bu bölge için Şilili Gary Medel’in ismi geçiyor. Medel hem çok yönlü defansif anlayışıyla hem de kazanma alışkanlığına sahip olması sayesinde nokta bir transfer olacağı izlenimi veriyor. Orta sahaya yapılan yeni transfer Juraj Kucka Trabzonspor’un bu bölgede tam ihtiyacı olan gerçek bir 8 numara. Oyunu iki yönlü oynaması ve pas trafiğindeki becerisi takımı bir üst seviyeye taşıyabilir. Hücumda ise genç Belçikalı Theo Bongonda transferinin öncelikle halihazırda ilk 11’de görev alan kanat oyuncuları Castillo ve Olcay ikilisine alternatif olarak kulübeye, bu bölgedeki rekabeti artırmaya yönelik yapılmış bir transfer olduğunu düşünüyorum.

Son olarak transferde santrfor pozisyonu için bir isim geçmiyor ancak buraya da, kapanan takımlara karşı sırtı dönük servis yapabilen ve yüksek toplarda etkili olabilen bir oyuncu ihtiyacı göze çarpıyor. Önceki sezonlarda yaşanan, kulübenin oyuna katkı verememesi sorununun da bu sezon çözüleceğine inanıyorum. Bu durum üzerinde durmak gerekirse, Trabzonspor kulübesi, Aytaç Kara, Yusuf Erdoğan, Zeki Yavru gibi beklenen çıkışı yapamamış oyuncularla doluydu. Bu sezon yapılan ve yapılmaya çalışılan transferlerin ardından kulübenin de bir hayli zenginleşeceği göze çarpıyor. Özellikle Kucka transferinden sonra orta sahadaki merkez ve ön libero mevkiinde oldukça zengin ve alternatif oyunlar oynayabilecek bir orta saha kadrosu oluştu. Okay-Kucka-Onazi üçlüsü içerisinden uzun oynayabilen, yerden kısa paslarla oyun kurabilen ve direkt defansın önünde kesici rol üstlenebilecek şekilde farklı ikili kombinasyonlar kurulabilir.

Eksiler

Takımın yeni sezona hazırlık sürecindeki eksikleri: defansta Durica ile beraber oynayabilecek, takım savunmasının kalitesini artıracak bir stoper ve Dame N’Doye – Hugo Rodallega ikilisinden daha iyi son vuruş yeteneğine sahip bir merkez santrfor. Merkez santrfor eksiği Trabzonspor için çok önemli çünkü Ersun Yanal sezon içinde birçok kez oyun değişikliğine giden bir hoca. Elinde şu an Dame N’Doye gibi stoperlerle mücadele ederek, takımın ileri çıkmasını kolaylaştıran ve defansın arkasına atılan toplara yaptığı koşularla etkili olan Hugo Rodallega gibi iki farklı santrfor var. Bu bölgede son vuruşu iyi ve takım önde oynamaya başladığında Olcay Şahan, Yusuf Yazıcı gibi isimlerin pas oyununa yardımcı olabilecek, onlara servis yaparak pas oyununu hücum bölgesine de taşıyabilecek bir forvetin eksikliği göze çarpıyor.

Trabzonspor için bu yıl en büyük sıkıntı maliyetler ve şişkin kadro. Bir önceki yönetim döneminde yapılan maliyetli transferler, Trabzonspor’un elini maddi açıdan oldukça daraltıyor. Mustafa Akbaş, Aytaç Kara, Yusuf Erdoğan, Aykut Demir ve Sefa Yılmaz Trabzonspor’dan 1 yılda toplam 10 milyon TL kazanıyor. Bunlara Luis Ibanez’i de eklediğimiz zaman toplam ücret 14 milyon lirayı buluyor. Bu oyunculardan Sefa Yılmaz yapılan anlaşmaya göre, yalnızca bu sezon yaklaşık 4.5 milyon TL alacak. Bu oyuncuların elden çıkarılması da kulüp için ayrı bir organizasyon demek. Oyuncu alırken ortaya koyulan gayret kadar bir mesai de burada sarf edilmeli. Halihazırda maddi durumun bu kadar kötü olması, gelecek oyuncuların da transferlerinde gecikmeye sebep olabiliyor.

Potansiyel

Öte yandan Trabzonspor’un elinde  bulunan ve bütün dünyanın dikkatini çeken Abdülkadir Ömür için ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bildiğiniz üzere Abdülkadir geçen yıl İngiliz Guardian gazetesinin her yıl hazırladığı “geleceğe damgasını vuracak 60 yetenek” listesine 5. sıradan girmişti. Gazete Abdülkadir’i anlatırken “Messi gibi dripling yeteneği var, Hagi gibi oyun kurabiliyor” cümlelerini kullanmıştı. Trabzonspor Abdülkadir’i bu sezon da kadroda düşünmeyecekse, gelişimini sürdürebilmesi için başka bir lige kiralık olarak göndermesi gerekiyor. Trabzonspor Yusuf Yazıcı’nın bile hakkında “benden 5 kat daha iyi” dediği Abdülkadir Ömür’ün potansiyelinden öyle veya böyle yararlanmak zorunda.

Yönetimin bu sezon başındaki öncelikli hedefi güzel oyun oynayan ve sürekli yarış içinde kalan bir takım oluşturmak. Takımın bu sezon göstereceği genel performans, kulübün yeni oturmakta olan “üstüne koyarak ilerleme” anlayışında ısrar edip etmeyeceği noktasında önemli rol oynayacaktır. Yeni sezona girilirken Trabzonspor’un hedefi  her zaman olduğu gibi yine şampiyonluk olacak ancak başta da söylediğimiz gibi bu kez camiada önceki sezonların aksine ihtiyatlı bir umut var.

Bir Cevap Yazın