Süper Lig’de 8 sene sonra ilk 2’nin dışında kalan Fenerbahçe, 18 yıl aranın ardından ilk defa sezonu 3. sırada tamamladı. Fakat bu rakamlarla ve sıralamalarla dolu tablo Fenerbahçe’nin yaşadığı sıkıntıyı anlamaya asla yetmez. Fenerbahçe kötü kadro mühendisliği, başarısız sonuçlar, yanlış tercihler ve yanlış planlama sonucunda ‘ruh’unu kaybetti. Fenerbahçe’yi tarihin en zorlu döneminde, hain kumpasa rağmen terk etmeyip hayatın her alanında destekleyen taraftarı küstü ve ‘sevdası’ndan uzak durdu. Geçen yıl Kadıköy’de seyrettiğim neredeyse tüm maçlarda en büyük eksikliklerden biri taraftardı ve sahada ne yaptığını bilmeyen bir oyuncu grubu vardı.

Kimi zaman bilse dahi üzerindeki formanın ne olduğunu bilmeyen oyuncu grubu hedefsiz, plansız, günlük neredeyse keyfine göre bir performans sergiledi. Çünkü en tepedeki başkanından yönetim kurulu üyesine, teknik direktöründen kondisyonerine kimse ‘başarı’ya inanmıyordu. Kimi zaman inanıyormuş rolü yapıyordu. Sahadaki oyuncu teknik direktörünün geleceğinin olmadığının farkında, teknik direktörü de “Beni zaten zorla getirdiniz. Daha iyisini bulursanız, hemen gideyim” havasındaydı hatta havasında olmakla kalmadı defaatle basın mensuplarının karşısında dile getirmekten kaçınmadı.

Yeniden Kocaman!

Tablo ortadayken Fenerbahçe bence doğru bir seçim yaparak Aykut Kocaman’ı tekrar teknik direktör olarak yuvasına geri getirdi. Aykut Kocaman Fenerbahçe’nin tüm yapısına hakim, kulübü ve Aziz Yıldırım’ı çok iyi tanıyan, 3 Temmuz kumpasında dimdik duran lider kimliği taşıyan bir teknik direktör. Hayatı boyunca prensiplerinden ödün vermeyen, planlı çalışan, ekip oyununa inanan, yalnızca işine odaklanan bir spor adamı. Aykut Kocaman ile birlikte Fenerbahçe yeniden ‘başarı’ya inanan, çaba gösteren, emek veren, canını dişine takan bir oyuncu grubu ile yoluna devam edecek. Hocanın elinde elbette bir sihirli değnek yok fakat zamanla sistemini oturtacak. Bunun için mutlaka zamana ihtiyacı var. Fakat kulübü, futbolcuları, ligi tanıması çok büyük avantaj.

Transfer konusuna değinecek olursak öncelikle Fenerbahçe mutlaka iyi bir santrfor almalı hatta mümkünse bu sayı ikiye çıkmalı. Çünkü Fernandao ve Robin Van Persie ile olmayacağı aşikar. Bu oyunda kazanmak için mutlaka gol atmak gerek. Ne kadar iyi savunursanız savunun gol atamadıktan sonra yememeniz hikayeyi değiştirmez. Bir an evvel takımın bu eksiğini giderecek oyuncular ekibe kazandırılmalı.

Küçük Dev Adam: Valbuena

Yeni transfer Mathieu Valbuena’nın imza töreninde kurduğu cümleler çok mühim: “Futbolda aklınızı kullanmanız gerekiyor. Bugüne kadar hep kararlı oldum. Fenerbahçe’de de kararlı olacağım. Ancak konuşmak başarılı olmak için yetmiyor. Sahada da mücadele etmek lazım. Fenerbahçe’yi başarıya ulaştırmayı sadece benimle başaramayız. Her maçı ben kazandıramam. Önemli olan takım olabilmek. Eğer takım olamazsak bireysel anlamda hepimizi bir hiçiz. Fenerbahçe’nin geçen sezon zorluklar yaşadığını biliyorum ama takım olursak bu zorlukları aşarız. Her maç sahaya çıktığımızda mücadelemizi göstermeliyiz. Her maçta düşüncemiz bu formanın sırılsıklam olması. İçerde ya da dışarıda oynayalım hiç fark etmez her maçta mücadele etmeliyiz.” 

Galatasaray’ın eski teknik direktörü Eric Gerets’in hızlı dönüşleri yüzünden “Petit Velo (Küçük Bisiklet) adını verdiği Valbuena, takımın ‘hikayesi’ni belirleyecek. Muhtemelen Aykut Kocaman’ın kanatta görev vereceği Fransız zaman zaman Mehmet Ekici’nin görev yapacağını düşündüğüm orta sahanın ortasında da oynayabilir. Ama sahada liderlik yapacağına ve geçişlerde, kırılma anlarında öne çıkıp takımın kaderini değiştirecek oyuncu olacağını düşünüyorum. Bu yıl sahada sonuçlara isyan edecek tek bir oyuncu bile yoktu. Kimi zaman deplasman takımları Kadıköy’de bir Fenerbahçeli oyuncunun üzerine yürüyecek hatta onu itip kakacak cesareti kendinde buluyordu. 3 kişi bir Fenerbahçelinin üzerine yürürken diğer Fenerbahçeli oyuncular olan biteni izlemekle yetiniyordu. Bu bile Fenerbahçe’nin bir takım olmadığının en net göstergesi idi. İşte bu sene Fenerbahçe sahada kötü giderken isyan edecek ve kırılma anlarında olayların gidişatına müdahale edecek isim Valbuena olabilir.

Yeni Hoca Yeni Taktik

Çok koşan emek veren çaba gösteren, antrenmanda çalıştıklarını sahada uygulayan bir takım izleyeceğiz. En geç ilk yarının sonuna kadar sahada bir Aykut Kocaman takımı izleyeceğiz. Bu da şu anlama geliyor: sahada Fenerbahçe’nin bir planı olacak ve biz de izlerken bunun ne olduğunu anlayacağız. Gün geçtikçe sistemi daha iyi hale getirmek için çaba sarf edecek teknik direktör ve oyuncular. Aykut Kocaman bir dönem; Issiar Dia, Mamadou Niang, Miroslav Stoch ile 4-3-3 oynamak için çabalamıştı. Bu sene de buna benzer bir üçlü yakalarsa, ki bunu yapacakları transferlerle göreceğiz, bu tür bir tercih yapabilir. Sürekli kanat değiştiren oyuncular, savunmaların başını döndüren bir üçlü görürsek şaşırmam. Çünkü Aykut Kocaman kısa bir süre de olsa bunu denemişti. Fakat ben bu ligde tek hücum oyuncusu ile oynamanın pek faydalı bir düşünce olduğuna inanmıyorum özellikle Fenerbahçe gibi bir takım kendi evinde mutlaka hücuma yönelik bir oyun sergilemeli ve çok fazla oyuncu ile karşı kalede olmalı.

Fenerbahçe’nin yeni transferlerinden Nabil Dirar, Lens’in durumuna göre sahada kendine yer bulacak. Lens olduğu takdirde sağ bekte görev yapması düşünülen Dirar, olmadığı takdirde Şener Özbayraklı’nın önünde sağ açık olarak görev yapacak. Sağda ve solda hızlı oyuncularla rakip savunmaların dengesini bozmayı amaçlayan Aykut Kocaman için Dirar ve Valbuena tercihleri bu yüzden çok mühim. Zira Aykut Kocaman’ın futbol felsefesinde hızlı geçiş ve alan paylaşma çok önemli faktörler.

Kale Emin Ellerde

Kalede bence Volkan Demirel’in sonrasını da planlayan bir tercihle yaşı ve performansı incelenerek Kameni dışında bir tercih yapılmalı ki ben Mert Günok’ta ısrar edilmesi gerektiğine inanıyordum. Volkan Demirel’den sonra Mert rahatlıkla kaleyi devralabilirdi. Fenerbahçe büyük paralarla futbol hayatının sonuna gelmiş, Türkiye’yi son durak ve para kazanma aracı olarak görecek bir kaleci tercihi yerine kendi evladına güvenmeli ve arkasında durmalıdır. Volkan Demirel bu takımın birinci kalecisidir. O sakatlandığında eğer o güveni verirseniz Ertuğrul Taşkıran da rahatlıkla kaleyi koruyabilir. Oynadıkça güveni artar ve en az 5 yıl daha kalede sorun yaşamazsınız.

Fenerbahçe doğru bir tercih yaptı. Şimdi bu tercihe saygı duyup Aykut Kocaman ve ekibinin gelecek planlamasını izlemeliyiz. Ben Aykut Kocaman ve ekibinin Fenerbahçe’yi yeniden ayağa kaldıracağına inanıyorum. Bu kez Aykut Kocaman’ın Fenerbahçe’ye daha güçlü döndüğüne inanıyorum. Aziz Yıldırım da Aykut Kocaman’ın Fenerbahçe için ateşten gömlek giydiğinin farkında. Fenerbahçe’nin en büyük transferi geri dönen taraftarının desteği olacak. Camia, efsanesi Aykut Kocaman’a sabretmeli ve güvenmeli. Hem sportif hem mali açıdan kulübü iyi noktaya getirecek olan Aykut Kocaman’ın başaracağına inanıyorum. Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır…

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın