Futbolu seyrettiren gol, sevdirense golcüdür. İyi golcü bulmak zor ama iyi golcü olmak daha zordur. Nesiller boyu çok büyük ve önemli golcüler futbolseverlerin yüzünü güldürdü. Yakın dönemde Eric Cantona, Roberto Baggio, Stoichkov, Weah, Romario, Batistuta, Enzo Francescoli, Davor Suker, Jean-Pierre Papin, Hugo Sanchez, Van Basten, “Il Fenomeno” Ronaldo, Thierry Henry gibi golcüler futbolu bıraktı. Ibrahimovic ve Totti ilerleyen yaşlarına rağmen hala üst düzey futbol oynuyor. Elit takımlarda forma giyen Cristiano Ronaldo, Lionel Messi, Gonzalo Higuain, Wayne Rooney, Fernando Torres, Falcao hatta Diego Costa ve Robert Lewandowski’nin bile yaşları ilerledi, ilerliyor. 3 ila 5 sene içerisinde hemen hepsi ya futbolu bırakacak ya da Raul, Drogba, David Villa gibi alt seviye liglerde zaman dolduracak. Ama endişelenmeyin, yeni nesil golcüler gümbür gümbür geliyor.

Bu yazı dizisinin her bölümünde 93, 94, 95, 96, 97 ve 98 doğumlu beşer yeni nesil golcüyü inceleyecek, golleriyle yakın geleceğe damga vurması beklenen bu isimleri futbolseverlere tanıtmaya çalışacağız. Üçüncü bölümde 95 Jenerasyonu’nu inceleyeceğiz.

95 Jenerasyonu

Andre Silva, Porto (AC Milan)

Porto akademisinin en taze mahsüllerinden olan Andre Silva, tipik bir golcü. Gol vuruşları temiz, pozisyon almada başarılı ve hava toplarında etkili. 2015-16 sezonunun sonlarına doğru forma şansı bulmaya başladı. 2016-17 sezonunda ise maç başına yarım gol ortalaması yakaladı. Ligde 16, Şampiyonlar Ligi’nde ise 4 gol kaydetti. Portekiz Liga Nos Gol Krallığı sıralamasında ikinci oldu. Cristiano Ronaldo, Andre Silva için “Portekiz’in ben emekli olduktan sonra endişelenmesine gerek yok çünkü Silva var” sözlerini kullanarak genç yıldızı onore etti. Yeteneği sayesinde çok uzun süre Porto’da kalamadı ve 38 milyon euro bonservis bedeliyle AC Milan’a transfer oldu.

Giovanni Simeone, Genoa

Ünlü bir futbolcunun oğluysanız, mutlaka futbola ilgi duyarsınız. Ancak babasının adını unutturacak denli yetenekli olanlara daha az rastlıyoruz. Giovanni Simeone’yi de bu listenin başına yazabiliriz. Atletico Madrid’in Arjantinli teknik direktörü Diego Simeone’nin oğlu olan Gio, Serie A’da muhteşem bir sezon geçirdi. Sezon başında Arjantin’in Banfield takımından transfer olduğu Genoa’yı attığı 12 gol ile adeta tek başına ligde tutmayı başardı. Kale önünde ölümcül bir gol silahına dönüşen Siemone’nin golcü içgüdüleri ve bitiriciliği de ön planda. Babası ile birlikte Inter’de buluşacağına dair dedikodular, Diego’nun Madrid’de kalacağını açıklaması üzerine rafa kalkmış olsa da, Gio’nun daha büyük bir kulübe transfer olması futbolseverler açısından şaşırtıcı olmayacaktır.

Anthony Martial, Manchester United

Thierry Henry futbolu bıraktığı günden bu yana, Fransızlar yeni Henry’lerini arar durur. Martial, Monaco formasıyla parladıktan hemen sonra Manchester United O’nu 60 milyon euro’ya kadrosuna katmıştı. Ödenen meblağ doğal olarak kendisinden beklentileri de artırdı. Fakat Kırmızı Şeytanlar’ın içinde bulunduğu atmosfer, Martial’i de etkiledi. Yine de, Manchester’da oynadığı 91 maçta 25 gol atıp 17 asist yapmış olması iyi bir golcü olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bilhassa günümüz hücum oyuncularının en net özelliklerinden biri olan top sürerek adam geçme ve sonrasında pozisyon hazırlama Martial’in imza hareketi gibi. Daha komple bir forvet ile birlikte oynadığı taktirde, ilerleyen yıllarda etkisini hissettirecektir.

Angel Correa, Atletico Madrid

Aslında bir kanat oyuncusu olmasına rağmen, zaman zaman forvet ya da ikinci forvet olarak da görev yapan Correa, tam bir golcü sayılmaz. Ama La Liga’da son iki sezondur sergilediği yetenekleri geleceğe dair umut verici. Uzun-kısa ve araya pas tercihlerini doğru yapabiliyor oluşu asist sayısını etkiliyor. Uzaktan şut tehdidi var ve dribbling kabiliyeti üst düzeyde. Arjantinli, daha fazla süre alacağı bir takımda kendini tam anlamıyla bulabilir.

Divock Origi, Liverpool

Liverpool’un Fransa’nın Lille takımından transfer ettiği Divock Origi, kendi jenerasyonunun önemli isimlerinden biri. Kırmızı formayla oynadığı 50 Premier Lig maçında bugünde dek 12 gol kaydetti. 2016 Avrupa Şampiyonası’nda Belçika formasıyla izlediğimiz Origi, top sürme konusunda doğal bir yeteneğe sahip. Fakat top saklamada ya da pozisyon yaratmada aynı seviyede değil. Dolayısıyla halen oyununun bir kısmı eksik. Yine de, genç yaşta üst düzey futbola adapte olmak kolay bir iş değil. Origi fizik gücünü de geliştirirse durdurulması zor bir forvete dönüşebilir.

Bir Cevap Yazın