Ankaragücü Bayramı

MKE Ankaragücü, 2013-2014 sezonundan bu yana mücadele ettiği 2. Lig’de, bugün itibariyle şampiyon oldu. Bugün, onbinlerce Ankaragücü taraftarı çifte değil, üçlü bayram yapıyor. Miraç Kandili, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve Ankaragücü Bayramı!

33 haftada 21 galibiyet alarak, Gümüşhanespor, Hatayspor, Karşıyaka, Kastamonu 1966 ve Menemen Belediye gibi güçlü rakiplerinin önünde sezonu şampiyon tamamlayan Ankaragücü, bu süre zarfında uzun yenilmezlik serileri yakaladı. Yenilmeyen ve bunu bir seriye çeviren takımların psikolojik olarak rakiplerine üstünlük kurduğu söylenebilir. Yine de Ankaragücü, doğrudan rakibi olan Gümüşhane, Kastamonu ve Menemen Belediyespor’u her iki maçta, Hatayspor’u ise ilk fikstürde mağlup edemedi. Ankaragücü, play-off potasındaki rakipleriyle oynadığı toplam 7 maçta 5 mağlubiyet ve 2 beraberlik almasına karşın ligdeki diğer ekipler üzerinde ezici bir üstünlük kurdu. Şampiyonluğun en önemli işaretlerinden biri küçük takımlara fazla puan dağıtmamaktır.

Şampiyonluk Alametleri

Bunun yanı sıra, maçların son saniyesine kadar konsantre kalmak da bir şampiyonluk alameti sayılabilir. Tuzlaspor, 1461 Trabzon, Tokatspor ve Karşıyaka maçlarının son dakikalarında bulduğu gollerle toplam 10 puan kazandılar. Takımın gol yükünü, atılan gollerin yarısında imzası bulunan Ömer Bozan, Muharrem Ozan Cengiz ve Erhan Şentürk birlikte üstlendiler. Savunmada yer alan Sezgin Coşkun, Serkan Balcı ve Alihan Kubalas tecrübeleriyle takımı ayakta tuttu. Ankaragücü’nün, bir diğer şampiyonluk alameti olarak devre arası transfer dönemini iyi değerlendirdiğini de söylemek mümkün. Bilhassa Kenan Özer ve Korcan Çelikay gibi Beşiktaş forması giymiş iki önemli isme imza attırarak kadrosunu güçlendiren Sarı-Lacivertliler, rakiplerine de bu anlamda fark atmış oldu.

Ankaragücü şampiyonluk sevinci

Ankaragücü taraftarları bundan böyle takımlarını yalnızca stadyumlarda değil, 1. Lig maçlarını yayınlayan TRT’den de takip edebilecek. Yine de bu bir son değil, aslında her şey şimdi başlıyor. Yayın gelirleri; TFF’den, Spor-Toto teşkilatından ve sponsorlardan gelecek olan kaynakla birleşince Ankaragücü ciddi anlamda toparlanacaktır. Şehirdeki birlik havasını da sayarsak, başkent temsilcisini güzel günlerin beklediği söylenebilir. Öncelikle yapılması gereken, hep söylediğimiz gibi, futbolun yönetimini, işi bilenlere bırakmaktır. Bir sportif direktör ile çalışmak, paranın doğru yere harcandığından emin olma anlamına gelecektir. Ardından başarıda pay sahibi olan kadronun temel taşları korunarak ve ihtiyaçlar belirlenerek gerçekçi bir planlama ile ilerlenmeli, birinci ligdeki ilk yıl hedef, ligde kalma olmalıdır. Zira hiç bir başarı geceden sabaha, bir çırpıda elde edilmez. Bilinçli ve planlı hareket edildiği taktirde Ankaragücü, birkaç yıl içerisinde hak ettiği yere ulaşacaktır.

Bir Cevap Yazın