Futbolu seyrettiren gol, sevdirense golcüdür. İyi golcü bulmak zor ama iyi golcü olmak daha zordur. Nesiller boyu çok büyük ve önemli golcüler futbolseverlerin yüzünü güldürdü. Yakın dönemde Eric Cantona, Roberto Baggio, Stoichkov, Weah, Romario, Batistuta, Enzo Francescoli, Davor Suker, Jean-Pierre Papin, Hugo Sanchez, Van Basten, “Il Fenomeno” Ronaldo, Thierry Henry gibi golcüler futbolu bıraktı. Ibrahimovic ve Totti ilerleyen yaşlarına rağmen hala üst düzey futbol oynuyor. Elit takımlarda forma giyen Cristiano Ronaldo, Lionel Messi, Gonzalo Higuain, Wayne Rooney, Fernando Torres, Falcao hatta Diego Costa ve Robert Lewandowski’nin bile yaşları ilerledi, ilerliyor. 3 ila 5 sene içerisinde hemen hepsi ya futbolu bırakacak ya da Raul, Drogba, David Villa gibi alt seviye liglerde zaman dolduracak. Ama endişelenmeyin, yeni nesil golcüler gümbür gümbür geliyor.

Bu yazı dizisinin her bölümünde 93, 94, 95, 96, 97 ve 98 doğumlu beşer yeni nesil golcüyü inceleyecek, golleriyle yakın geleceğe damga vurması beklenen bu isimleri futbolseverlere tanıtmaya çalışacağız. İlk bölümde 93 Jenerasyonu’nu ele almıştık. Bu yazı da ise konumuz, 94 Jenerasyonu.

Yeni Nesil Golcüler – 94 Jenerasyonu

Raheem Sterling, Manchester City

O’nu ilk kez beş yıl önce Liverpool’da, sezonun son maçlarında kısa sürelerle izlemiştik. Takip eden iki sezonda maçların büyük kısmında görev almasına karşın skora katkısı, biraz da Luis Suarez’in bütün gol yükünü üzerine alması sebebiyle, kısıtlıydı. Bir kanat/iç forvet oyuncusu olan Sterling, yavaş yavaş tecrübe kazanmasının da etkisiyle EPL’de adından söz ettirmeye başladı. Hızı ve dribbling yeteneği çok üst seviyede. Yaşına göre, kararları da oldukça isabetli. Fizik kuvvetinin zayıflığını ve hava toplarındaki etkisizliğini gol vuruşlarını geliştirerek kapatmaya çalışıyor. Önemli golcülerle birlikte oynaması kilit pas/asist kabiliyetine katkı yaptı ve son dönemde gollerinden çok asistleriyle gündeme geliyor. “Golcü” nitelemesini, santrfordan ziyade “gole katkı yapan adam” olarak değerlendirirsek Sterling, kesinlikle 94 model yeni nesil golcüler arasında ismi zikredilebilecek futbolculardan biri.

Domenico Berardi, Sassuolo

Sterling gibi, Berardi de aslen bir “golcü” değil. Fakat yükselişteki İtalyan gençler arasında kanat oynamasına rağmen gole en yakın olanlardan biri. Günümüzün içe kat edip, ters ayakla kaleyi düşünebilen kanat oyuncusu ihtiyacını, müthiş bitiriciliği ile karşılayabiliyor. Berardi, 4 sezondur oynadığı Serie A’da 41 gole imza attı. Yaşına, formasını giydiği takıma ve saha içi pozisyonuna bakarsak gerçekten muazzam bir sayı. Büyük takımlar, Berardi için sırada. İlerleyen yıllarda kendisini iç forvet ya da gizli santrfor olarak da görebiliriz.

M’Baye Niang, Watford-Milan

Milan’ın Fransa’da Caen formasyı giyerken henüz 18 yaşında bulup İtalya’ya getirdiği Niang da öncekiler gibi saf bir golcü değil. O’nu öne çıkaran özelliği ise olağanüstü dribbling yeteneği. Montpellier ve Genoa’da geçirdiği kiralık dönemlerde gol yollarındaki etkinliğini geliştirmişti. Milan, bu sezon da Niang’ı EPL ekiplerinden Watford’a kiraladı. İstikrarlı biçimde forma bulabileceği bir takıma transfer olduğu taktirde adından daha sık söz ettireceğinden şüphe yok.

Arkadiusz Milik, Napoli

94 Jenerasyonu arasında komple forvet diyebileceğimiz isimlerin başında gelen Polonyalı’nın yıldızı Ajax’ta oynadığı dönemde parladı. İki sezonda attığı 46 golün ardından, Higuain’i Juventus’a gönderen Napoli’nin hızlı ve sürekli hücumlar ile bol gole dayalı oyun tarzının yeni santrforu oldu. Henüz 22 yaşında Şampiyonlar Ligi’nde ve Avrupa Şampiyonası’nda goller atan Milik, Napoli’ye de yine golleriyle merhaba demişti ki, ağır bir sakatlık geçirdi. Hava toplarındaki hakimiyeti, uzaktan sert ve isabetli şutlar atması, bitiricilik kabiliyeti, sakat olduğu dönemde epey arandı. Milik’in potansiyeli, vatandaşı Lewandowski’yi bile aratmayacak seviyede.

Nathan Redmond, Southampton

Redmond’ı 94 jenerasyonu arasında benzersiz kılan özelliği muazzam atletik yetenekleri ile rakip savunmaları zorlaması. Süratli bir dribblingci olması, formasını giydiği takımlarda ileri uçta, bilhassa kanatlarda görev almasına sebep oluyor. Bu yönü, asist katkısının da artmasını sağlıyor. Bu sezon Southampton’ın gol yollarında bir hayli sorun yaşaması Redmond’ı da etkiledi. İngiliz futbolcu, her şeye rağmen 6 gole imza attı. Her takıma lazım bir yetenek.

 

Bir Cevap Yazın