Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 2. Futbol Zirvesi’nde Türk futboluna dair tabloyu en iyi ortaya koyan UEFA Finansal Fair Play Direktörü Andrea Traverso’ydu. Türkiye’nin durumu ve kulüp lisans sisteminin etkileriyle ilgili UEFA raporunun değerlendirmesi” oturumunda konuşan Andrea Traverso, “Avrupa kulüplerinin finansal değerleri son 5 yılda kayda değer yükseliş gösterdi. Aynı dönemde Türk kulüpleri tam tersi istikamette ilerledi. 40 milyon avroluk borç, 200 milyon avroya çıktı. Türkiye, İtalya ve Rusya gibi ülkeler Avrupa seviyesinde kayıpları artıran ülkeler oldu. İngiltere, İspanya ve Almanya ligleri karlı; Türkiye, Rusya ve İtalya zarar eden taraftalar. Hem transfer açısından hem transfer sonrası…” dedi.

Tablo ortadayken ve Türk futbolu duvara çarpmak üzereyken, köprüden önce son çıkışı aramak yerine ‘marka değeri’ni artırıyoruz masallarına sığınmak doğru bir tercih değil. Bize gereken, bu acı teşhisi önümüze koyup düşünmek ve bir plan dahilinde yürümeye başlamak. Kulüplerde de böyle olmalı Milli takım düzeyinde de. Gelecek sezon yürürlüğe girecek yayın anlaşmasının Türk kulüplerinin pozisyonuna olumlu katkı yapacağını belirten Andrea Traverso, böylece Türkiye liginin Avrupa’nın en büyük altıncı ligi olacağını dile getiriyor. Fakat bizim kulüplerimiz bu kaynakları sizce olması gereken gibi kullanıyor mu? Altyapıdan üst yapıya kadar her organizasyonda bu paralarla geleceğe dair bir planlama ve hedef dahilinde yürüyor muyuz sizce? Yoksa gelirler şaşalı transferle için kullanılıp, harcadıkça harcayıp ceza alma konusunda birbirimizle mi yarışıyoruz?

Değişim Şart!

Türk kulüplerinin zararının nereden kaynaklandığı yönünde de bilgiler veren Traverso, “Ücretlerde ve transferlerde aşırı harcama var. Türk kulüpleri diğer kulüplere kıyasla aşırı harcıyorlar. Alman kulüplerinde maaş yüzde 52, Türk kulüplerinde ise yüzde 80 oranında. Transfer sonuçları da iyi tablo çizmiyor” diyen direktörün kurduğu cümlelerden çıkaracak o kadar çok ders var ki. Fakat önemli olan o anlatılan rüyadan uyanıp gerçekleri kabul etmek. Sonrası ise çok daha kolay aslında. Kimi zaman olumsuz sonuçlara da katlanıp hedeflenen nokta için mesafe kat etmek. Planı, eğer kulüp ile ilgiliyse taraftara da anlatıp hatta bazen içine dahil ederek daha güçlü adımlar atabilmek.

Bütün bunları yapabilmek için de Türk futbolunda baştan aşağı bir değişim elzem. Çünkü neredeyse herkes kendi konumunu kaybetmemek adına kurulu düzenin değirmenine su taşıyor. Rönesans ya da devrim vadedenler koltuklara oturduktan sonra bambaşka kişiler haline geliyor ve iddia ettikleri işlere dair aksiyon alamıyorlar. Türk futboluna dair bu teşhisleri yapmak için UEFA Finansal Fair Play Direktörü Andrea Traverso olmak gerekmiyor. Mühim olan ise bu acı reçeteyi kabullenmek ve gidişatı değiştirmek için aksiyon almak. 2. Futbol Zirvesi’ne dair bende kalanlar işte bunlar. AndrTürk futboluna dair bu teşhisleri yapmak için UEFA Finansal Fair Play Direktörü Andrea Traverso olmak gerekmiyor. Mühim olan ise bu acı reçeteyi kabullenmek ve gidişatı değiştirmek için aksiyon almak.ea Traverso’nun söylediklerini bir yerde duydunuz mu? Ya da kaç saniyesi haber yapıldı? Ya da gazetelerde ne kadarlık bir alan kapladı? İşe medyanın bakış açısını değiştirmek için çaba sarf etmekten de başlayabiliriz aslında.

Bir Cevap Yazın