Avrupa’da Nisan ayını görebilen tek temsilcimiz Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi çeyrek finalinde Fransa’nın Olympique Lyon (OL) takımıyla eşleşti. Kupanın favorileri arasında gösterilen iki takımın mücadelesine erken final gözüyle bakılıyor. Zorlu eşleşmede ilk karşılaşma 13 Nisan’da Lyon’da, rövanş ise 20 Nisan’da Vodafone Arena’da oynanacak. Bu yazıda ise, rakibimizi tanıyalım klişelerine kapılmadan, Lyon hakkındaki temel bilgilere değineceğiz. İşte Lyon hakkında bilmeniz gereken beş şey.

1- Hücum gücü

Futbolun son yıllardaki hücum odaklı dönüşümünün en etkili olduğu ülke Fransa. Geçtiğimiz yıllarda PSG’nin, bu sezonsa Monaco’nun olağanüstü ofansif özellikler sergilediğini görüyoruz. Lyon da bu ekolün temsilcileri arasında yer alıyor. Forvet ve forvet arkasında oynayan oyuncuların performansı Lyon’u ligde ve Avrupa’da iddialı konuma taşıdı. Alexandre Lacazette, Nabil Fekir, Rachid Ghezzal, Maxwel Cornet ve her ne kadar Beşiktaş’a karşı oynayamayacak olsa da Memphis Depay gibi, her biri 25 yaşın altında olan, dinamik, teknik golcülere ve kanat forvetlere sahipler. Mathieu Valbuena da Lyon’un hücum gücüne katkı yapan oyunculardan. Lyon, rakip kalelere maç başına ortalama 15 şut çekiyor ve bunların üçte birinde isabet buluyor. OL, Ligue 1’de tüm rekorları alt üst eden Monaco’dan sonra en fazla gol atan takım.

2- Alexandre Lacazette

Evet. Lacazette, kendisine ayrı bir parantez açılacak kadar önemli bir futbolcu. Lyon’un en önemli parçası. 23’ü ligde olmak üzere bu sezon oynadığı35 maçta 29 gole imza attı. Lacazette, üst düzey son vuruşlara sahip tipik bir kısa forvet. Son derece hızlı ve beklenmedik anlarda zor olanı yapabiliyor. Sürekli arayan, aktif ve golü koklayan bir oyun tarzı var. Beşiktaş stoperlerinin alıştığı, yaslanarak oynayan statik forvetlerin aksine, sürekli defansın arkasına kaçan, topla veya pasla rakip savunmayı geçebilen bir santrfor. Dolayısıyla Beşiktaş’ın her iki maçta da en çok dikkat etmesi gereken oyuncu Lacazette olacak. Zira O’nu durdurmak Lyon’un hücum gücünü yarı yarıya azaltacaktır.

3- Taktik Yapısı ve Dizilişi

OL, başta da belirttiğimiz üzere futbolu güzelleştirmek üzere kurgulanmış bir takım. Yani sürekli gol arıyor. Bunu da 4-3-3 ya da 4-2-3-1 dizilişiyle yapmaya çalışıyor. Genellikle ideal kadroyu bozmuyorlar. Kalede Anthony Lopes, sağ bekte Rafael, sol bekte Jeremy Morel forma giyiyor. Beklerde zaman zaman Polonyalı Rybus ve Chrristophe Jallet de rotasyonda forma şansı bulabiliyor. Stoperde 20 yaşındaki Mouctar Diakhaby ve Arjantinli Emanuel Mammana oynuyor. Bu mevkide Yanga-Mbiwa ve N’Koulu da görev alabiliyor.

Orta sahada, başarılı scout Batuhan Hakçıl’ın çok doğru benzetmesiyle “Lyon’un Atiba’sı“, saha içi lideri ve görünmez kahramanı Maxime Gonalons forma giyiyor. Yanında ise takımın Lacazette’ten sonraki en tehlikeli ismi olan yetenekli Corentin Tolisso bulunuyor. Beşiktaşlı futbolseverler Tolisso’yu Oğuzhan ya da Talisca ile kıyaslayabilir. Gonalons daha defansif olsa da, her ikisi de oyunun iki yönünü başarıyla icra eden futbolcular. Bu bölgede Sergi Darder, Lucas Tousart ve Jordan Ferri de bazen şans buluyor.

4- Savunma Zaafiyeti

Lyon’un gözle görülür bir savunma zaafiyeti bulunuyor. Tecrübe, futbolda en çok defans oyuncularında aranır ve Lyon bu alanda bir hayli açık veriyor. Savunmacıları çok genç ve bireysel hataya yatkın. Rakip takımlara çok fazla gol fırsatı tanıyorlar ve çoğu kez öne geçmelerine rağmen gol yiyorlar. Son PSG karşılaşmasında da, 6. dakikada öne geçmelerine rağmen, defansif sorunlar yüzünden maçı 2-1 kaybettiler. Zaten şampiyonluk mücadelesi veren takımlar arasında yer alamamalarının sebebi de bu. Nice, Monaco ve PSG az gol yerken Lyon, kolay maçlarda bile kalesini gole kapatamıyor.

5- Napolivari Oyun Stili

Lyon, Beşiktaş’ın bu sezon Şampiyonlar Ligi’ndeki rakibi Napoli’yi andıran bir oyun stiline sahip. Aynı taktik ve futbol mentalitesiyle sahaya çıkan Lyon ve Napoli; bol gol atan, göze hoş gelen, hızlı ve ofansif anlayışa sahip takımlar. Kıyaslayacak olursak, Lacazette’i Mertens’e, Fekir’i Insigne’ye ve Cornet’i Callejon’a benzetebiliriz. Her iki takımda da orta sahayı toparlayan Gonalons ve Hamsik gibi oyuncular bulunuyor. Lyon da Napoli de bekleri set hücumunda aktif olarak kullanıyor. Sürekli bir roaming (dolaşım) anlayışı iki takımda da hakim. İki takım da futbolcularının bireysel yeteneklerinden fazlasıyla istifade ediyor.

Beşiktaş, turu geçmek istiyorsa, ilk maçta, Napoli deplasmanındaki anlayışla sahaya çıkmalıdır. Orta sahada Necip-Atiba-Oğuzhan üçlüsünü ve kanatlarda da savunmaya daha fazla yardım edecek oyuncularını kullanmalıdır. Quaresma ve Babel ile başlamak, Stade des Lumieres deplasmanı için büyük lüks. Burada Beşiktaş’ın en büyük handikabı ise, OL savunmasını koşularıyla, presiyle yıpratacak bir futbolcusu olmaması. Cenk Tosun bu görevi yerine getirebilir mi sorusunun cevabı maalesef yok. Yine de futbolda 90 dakika içerisinde her şey olabilir. Beşiktaş ilk maçta Lyon’a karşı iyi savunma yapar, bir de gol bulursa İstanbul’da işler çok daha kolaylaşabilir.

Olympiakos eşleşmesinde “deplasmanda gol atmalı” dediğimiz Beşiktaş için bu turda “deplasmanda kesinlikle gol yememeli” diyor, Beşiktaş’a final yolunda başarılar diliyoruz.

 

Bir Cevap Yazın