Dünyanın en başarılı lideri ya da belediyecilikte çığır açmış bir yerel siyasetçi olabilirsiniz. Ama futbol, yalnızca idari becerilerle yöneticilik yapabileceğiniz bir mecra değil. Reel anlamda yatırım yapılan, para harcanan bir işin de en azından bazı getirileri olması beklenir. Getirisi olmayan, sürekli zarar eden her kurumda yöneticiler hesap vermekle mükelleftir. Fakat ne yazık ki, Türkiye’de futbol kulüpleri kendilerini bundan münezzeh sayıyor.

Gaziantep Büyükşehir Belediyespor

Uzun yıllardır birinci ligde mücadele eden Gaziantep Büyükşehir Belediyespor’un serüveni bu sezon son bulabilir. Sebebi net: yukarıda da bahsettiğimiz üzere, futbol yöneticiliğinin başarısız olması. Gaziantep BB, bir süredir transferde yüksek meblağlar harcıyor. Buna mukabil, alınan verim, yapılan harcamayla ters orantılı. Her sezona Süper Lig hedefiyle başlıyorlar, sezon ortasında hedef play-off olarak değişiyor. Sezon sonunda ise düşme hattının üzerinde, orta sıralarda yer almak nihai amaç haline geliyor. 2016-17 sezonunda ise işler değişti. Gaziantep BB küme düşme mücadelesi içerisinde yer alıyor ve bir alt lige gidecek yolcular arasında favori gösteriliyor.

TFF 1. Lig’de 24 hafta geride kalırken 23 puan toplayabildiler. İlk 7 maçta 14 puan toplarken, son 17 maçta yalnızca 9 puan (2 galibiyet ve 3 beraberlik) aldılar. Geçen sezonun son haftalarında göreve gelen ve Gaziantep Büyükşehir Belediyespor’u şampiyonluğa ulaştırabileceği düşünülen Bülent Bölükbaşı 10. haftada istifa etti. Gaziantep’i ve şehir futbolunu çok iyi tanıyan Bölükbaşı’nın istifası arka arkaya üç mağlubiyet yaşandıktan sonra gelmişti. Gaziantep BB’de taraftar baskısı da olmadığına göre kararın yönetim ile alakalı olduğu akla gelen ilk fikir. Ardından Metin Diyadin ile anlaşıldı. Diyadin ile birlikte Gaziantep BB, kış transfer döneminde tam 12 futbolcuyu kadrosuna kattı. Ancak 11 maçta 8 puan toplayınca, Metin Diyadin ile de yollar ayrıldı.

Oğuz Çetin

Gaziantep Büyükşehir Belediyespor son olarak, Fenerbahçe’nin efsane kaptanı, imparator Oğuz Çetin ile anlaştı. Oğuz Çetin, Türk futbolunun ve tabii ki Fenerbahçe’nin unutulmaz isimlerinden biri. Karakterini anlatmaya ne kelimeler yeter ne de böyle bir girişim bizim haddimize düşer. Çetin, beyefendi kişiliği sayesinde taraflı tarafsız tüm futbolseverlerin takdirini ve beğenisini kazanmıştır. Fakat sorun şu ki, Oğuz Hoca, bir süredir (epey uzun bir süredir) futbol takımı çalıştırmamıştı. Oğuz Çetin’in 1. Lig tecrübesi 2012-2013 sezonu ortasında gelip, sezon bitmeden ayrıldığı ve toplam 18 maça çıktığı Boluspor’dan ibaret.

Gerçekten de, yıllardır çimen kokusu almamış, 15 yıllık kariyerinde yüz maça bile çıkmamış Oğuz Çetin’in teknik direktörlüğe getirilmesi son yılların en tuhaf kararlarından biri. Çetin, bu göreve gelmeden önce haftasonları TRT’de yayınlanan Stadyum programının daimi konuklarından biriydi. Birkaç yıldır yaptığı bu işi aniden Gaziantep Büyükşehir Belediyespor’un başına geçmek için bırakması aslında tam da bu yüzden enteresan. Zira Çetin, program haftasonu olduğu için muhtemelen Süper Lig maçları dışında, ne 1. Lig’i, ne de, kalburüstü takımların maçları dışında, Avrupa liglerini yeterince takip edemiyor. Televizyonda olmadığı günlerde oturup tüm maçların kaydını izliyor bile olsa, uzunca bir süredir stadyumda maç takip etmediğini iddia etmek yanlış olmayacaktır.

Oğuz Hoca’nın hangi taktiği, kime, nasıl oynatacağı, hangi felsefeyi takımına benimseteceği ya da kalan kısıtlı sürede takıma ne tür bir kişisel etkisi olacağı herkes için meçhul. Kurtarıcı gözüyle bakılan Oğuz Çetin, ilk üç maçında yalnızca bir gol atabildi ve tek puan alabildi. Fikstüre bakılırsa bundan sonra da zorlanacağını söyleyebiliriz.

Hal böyleyken ve alt ligleri avucunun içi gibi bilen onlarca genç, yetenekli ve sırasını bekleyen teknik direktör varken, Gaziantep Büyükşehir Belediyespor’un Oğuz Çetin tercihi son derece şaşırtıcı. Anlaşılan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Fatma Şahin ve Spor Kulübü Başkanı Sayın Osman Toprak, kendilerine önerilen Oğuz Çetin’in ismine aldanıp kararı onaylamış. Gerçek şu ki, Türk futbolunun gelişemiyor olmasının, yerinde saymasının en önemli sebebini sadece bu olay bile gözler önüne seriyor. Alt yapımız düzeldi, üst yapılarımız her geçen gün iyiye gidiyor. Futbolu bilen teknik direktörlerimiz, futbolcularımız hatta scout’larımız bile var veya yetişiyor. Tek ihtiyacımız, futbolu bilen yöneticiler…

Bir Cevap Yazın