Tam adı Roger Albert Mooh Miller. Bilinen adıyla Roger Milla. Afrika kıtasının gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biri ve bir Kamerun efsanesi. Onu, attığı gollerden sonraki dansıyla ya da Kolombiya kalecisi Rene Higuita’dan çaldığı topla hatırlıyor olabilirsiniz fakat bu yazıda çok daha fazlasını bulacaksınız. İşte karşınızda Roger “Yaşlı Aslan” Milla!

1952 yılında Kamerun’un başkenti Yaounde’de doğdu. Futbola ise, demiryolu işçisi olan babasının işi yüzünden taşındıkları Douala’da başladı. Sokakta yalın ayak top oynadığı için annesi tarafından cezalandırılan Roger, yerel futbol takımı Eclair’in dikkatini çekip bir de sözleşme imzalayınca işler değişti.

Kariyer Gelişimi

Bu çocukta farklı bir yetenek olduğunu herkes anlamıştı ve 5 yılın ardından Douala Leoparları’na transfer olması da kimseyi şaşırtmadı. Burada geçirdiği dört yılın ve attığı 89 golün ardından, başkente Tonnere Kalara formasıyla döndü. Tonnere’de 87 maçta 69 gol atıp Afrika’da Yılın Futbolcusu Ödülü’nü kazanınca Fransız takımlarının radarına girdi ve 1977’de Valenciennes’e transfer oldu. Ardından transfer olduğu Monaco’da fazla forma şansı bulamasa da sezon sonunda Fransa Kupası’nı kazandı. Aynı başarıyı sonraki sezon Bastia’da da tekrarladı.

Bastia’da oynarken bir yandan da Kamerun milli takımı kadrosunda düzenli olarak yer almaya başlamıştı. İspanya’da düzenlenen 1982 Dünya Kupası öncesinde London Times gazetesi Milla’yı “Kamerun’un en iyi futbolcusu” olarak niteledi. Turnuva performansıyla övgüleri hak ettiğini kanıtladı. Kamerun, grubunu üç beraberlikle tamamlamasına rağmen, aynı performansı gösteren İtalya, Polonya ile birlikte üst tura çıktı. O yaz Dünya Kupası’nı İtalya kazanırken, Polonya da üçüncü oldu. Kamerun, Meksika’da yapılan bir sonraki turnuvaya katılamasa da 1984 ve 1988 Afrika Uluslar Kupası’nda şampiyon oldu. 86’da ise finalde Mısır’a penaltılarla elendi. Milla, üç turnuvada da yer alırken 86 ve 88’de gol kralı oldu. 1986’da ayrıca turnuvanın en iyi oyuncusu seçildi.

1984-86 arasında, ikinci ligde mücadele eden Saint-Etienne’de de top koşturdu. 31 maçta 22 ve 28 maçta 9 gol attığı iki sezonun ardından Fransa’nın güneyine geçti. Montpellier’yi şampiyon yapıp Ligue 1’e taşıdığında 35 yaşındaydı ve o sezon 33 maçta 18 gol atmıştı. Bu dönemde, Kamerun milli takımı ile 1990 Dünya Kupası elemeleri için Suudi Arabistan’da kamptayken annesi öldü. Milla, federasyon yetkililerinin o kamptayken annesi ile yeteri kadar ilgilenmediği gerekçesiyle milli takımı bırakma kararı aldı. Aynı yıllarda karısı da hamileydi ve Milla 37 yaşına merdiven dayamıştı.

1989’da Montpellier’den de ayrıldı ve Hint Okyanusu’nda küçük bir ada olan Reunion’a taşındı. Burada oyuncu-antrenör olarak görev yaptığı sırada Kamerun 1990 Dünya Kupası’na katılma hakkı kazandı. Roger Milla’nın milli takıma dönüp dönmeyeceği haftalar süren tartışmalara konu oldu. En sonunda Sovyet teknik direktör Valerie Nepomniaçi, Milla’nın turnuva kadrosunda yer alacağını açıkladı. Ardından Kamerun Devlet Başkanı Paul Biya devreye girdi ve Milla’yı arayarak Kamerun halkının ona ihtiyacı olduğunu söyledi.

1990 Dünya Kupası

Bu şekilde milli takıma dönen Milla, Afrika futbol tarihinin en büyük destanını yazan “Eğilmez Aslanlar” takımının bir parçası oldu. Kamerun, ilk maçta Maradona’lı Arjantin’i François Omam-Bıyık’ın golüyle 1-0 mağlup etti. İkinci maçta Romanya ile karşılaştıklarında, müsabaka 0-0 devam ederken Milla oyuna girdi. İki gol atarak Kamerun’u bir üst tura taşıdı. Prestij mücadelesine dönen son maçta ise SSCB’ye 4-0 yenildiler. Son 16’da rakip bu kez Kolombiya’ydı. 90 dakikası 0-0 sonuçlanan maçta “Yaşlı Aslan” yine sonradan oyuna dahil olmuştu. 38 yaşında olmasına rağmen uzatmala dakikalarında attığı iki gol ile Kamerun’u bu kez çeyrek finale taşımayı başardı. Dünya Kupası tarihinde bir Afrika takımı ilk kez çeyrek finale kalıyordu ve bu kupa tarihinde gol atan en yaşlı oyuncu olan Roger Milla sayesinde gerçekleşmişti.

Çeyrek finalde rakip İngiltere idi. 25. dakikada Platt’ın golüyle 1-0 yenik duruma düşse de Kamerun, ikinci yarıya Roger Milla ile başladı ve efsane yine acil servis gibi ülkesinin yardımına koştu. Kamerun, önce Milla’nın düşürülmesiyle kazanılan penaltıyı gole çevirdi, ardından yine Milla’nın asistiyle 2-1’lik üstünlüğü sağladı. Gary Lineker’in son bölümdeki penaltı golüyle maç uzatmalara gitti. İngiltere, Lineker’in ayağından bir penaltı golü daha bulunca, Kamerun’un Dünya Kupası rüyası sona erdi. Milla, dört golle Bronz Ayakkabı ödülünün sahibi oldu ve turnuvanın en iyi 11’ine seçildi. Aynı yıl, kariyerinde ikinci kez Afrika’da Yılın Futbolcusu ödülünü kazandı.

Olağanüstü performansına rağmen turnuva sonrası hiç bir takım 38 yaşındaki Roger Milla’nın kapısını çalmadı. O da bir dönem formasını giydiği Tonnere’ye geri döndü. Burada dört yılda 89 gole daha imza attı ve 400. kariyer golüne ulaştı. 42 yaşında, Kamerun’un 1994 Dünya Kupası kadrosuna dahil oldu. Kamerun’un Rusya’ya 6-1 yenildiği maçta attığı gol ile bir önceki turnuvada kendisine ait olan “Dünya Kupası’nda gol atan en yaşlı futbolcu” rekorunu tazeledi. Bir Dünya Kupası maçında forma giyen en yaşlı futbolcu rekoru ise ancak 2014’te Kolombiya’lı Faryd Mondragon (43) tarafından kırılabildi.

Futbol Sonrası Hayatı

Roger Milla, bir süre de Endonezya’da top oynadıktan sonra 1996 yılında futbolu bıraktı. Çevre sorunları ile ilgilenen ve kâr amacı gütmeyen Roger Milla Coeur D’Afrique (Afrika’nın Kalbi) vakfını kurdu. Birleşmiş Milletler’in AIDS karşıtı kampanyasının önemli yüzlerinden biri haline geldi ve hayatını Afrika’yı ilgilendiren tüm meselelerde çözüm ortağı olmaya adadı. 2004’te Pele tarafından “Yaşayan En Büyük 125 Futbolcu” listesine alındı. 2007’de Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF), Roger Milla’yı “Son 50 Yılın En İyi Afrikalı Futbolcusu” seçti.

Avrupa’da beğendiği takımlar sorulduğunda; “İngiltere’de Liverpool’u, İspanya’da Barcelona’yı, Fransa’da Montpellier’yi ve İtalya’da AC Milan’ı seviyorum” cevabını veriyor. En beğendiği aktif futbolcu Lionel Messi. En beğendiği teknik direktör ise Arsene Wenger, “O’nun 20 yıllık kariyerini yakından izledim, sürekli kendisini ve takımını geliştirdiğini düşünüyorum” diyor, şu sıralar hakkında ayrılık söylentileri çıkan Wenger için. Futbol tarihinin en iyi 5 futbolcusunu sayarken de, Pele, Cruyff, Maradona ve Eusebio’nun yanına kendisini de yerleştiriyor. Tıpkı en iyi 3 Afrikalı futbolcu arasında Salif Keitta ve George Weah ile birlikte kendisini saydığı gibi.

Roger Milla bugün 65 yaşında ve kendisini tanımayan, agresif oyun stilini, hiç yoktan pozisyon yaratmasını, gol yollarındaki etkinliğini bilmeyenlere tarihin tozlu sayfalarından gülümseyip, kendine has o meşhur dansını yapıyor…

 

Bir Cevap Yazın