Zidane hakkında bugüne dek yazılmadık şey, konuşulmadık konu, değinilmedik nokta kalmadı. Bu yazıda futbol dünyasının O’nunla ilgili söylediklerini bulacaksınız. Tam adı Zeyneddin Yazid Zidane’dır. 1992 yılında, Bordeaux’ya transfer olduğunda  teknik direktör Rolland Courbis, Zidane’a Zizou lakabını takmıştır. Bu lakap efsane futbolcuyla özdeşleşmiştir. Formasını giydiği takımlardaki hocalar ve futbolcu arkadaşları efsane futbolcuya  Zizou (Zizu) diye hitap eder.

Hocaları

Zizou futbola stoper olarak başlamıştır. Topla buluştuğunda normal bir stoperin yaptığı gibi aldığı topu takım arkadaşına pas vermemiş, topla rakip kaleye doğru  adam eksilterek gitmeye çalışmış ve bu sıra dışı özelliğiyle kısa sürede herkesin dikkatini çekmiştir. O’nu keşfeden Jean Varraud; “Bir, iki, üç, dört, beş, altı oyuncuyu çalımlayabiliyordu, inanılmazdı. Ayakları topla konuşuyordu”.

Zizou, 1998 Dünya Kupası’nda Horozların kendi evinde kupayı kaldırmasını sağlayan oyuncuların başında geliyordu. Fransa’ya çeyrek finalde kaybeden İtalya Milli Takımı’nın teknik direktörü ve Paolo Maldini’nin babası, Cesare Maldini; “Zizou’nun kadromda olması için hali hazırda beş oyuncumu birden verebilirdim” diyerek Zizou’nun ne kadar büyük bir futbolcu olduğu dile getirmiştir. İtalyanların bir diğer efsane ismi Marcello Lippi ise Juventus’ta teknik direktörlük yaptığı dönemde futbolcusu olan Zizou için 2011 yılında; “Son 20 yılın en büyük oyuncusu kim mi? Bence Zidane. Her şeyi yapabiliyordu. Zidane’a hiçbir şey anlatmanız gerekmez. O her şeyi kendi başına yapar ve ondan bekleneni bilir” demiştir.  

Zidane gibi bir Real Madrid efsanesi olan Alfredo Di Stefano; “Topa hükmederdi. Yürüyüşü, eldivenleriyle kramponlarını silmesi bile göze hoş gelirdi. Stadyuma gitmenize kesinlikle değerdi. Gördüğüm en iyi oyunculardan birisi” diyerek Zizou’yu diğer futbol adamlarının övdüğü çizginin biraz dışına çıkarak, adeta ilahlaştırmıştır. Bir diğer Fransız  futbol efsanesi Michel Platini ise; “Teknik, top kontrolü, pas ve zihinsel açıdan bu oyunun kralı Zidane. Top kontrol etme ve pas alma konusunda onunla yarışabilecek bir oyuncu yok” demiştir. Birçok futbol otoritesi tarafından futbol tarihinin en iyi teknik direktörü olarak gösterilen Sir Alex Ferguson ise; “Bana Zidane’ın yanına on tane kalas verin, yine de Şampiyonlar Ligi’ni kazanırım” demiştir. Manchester’ın yıldız futbolcuyu, Zidane için kesenin ağzını açan Real Madrid’e kaptırması, futbol tarihinin keşkeleri arasında yerini almıştır.

Arkadaşları

Zidane, 2004 Avrupa Şampiyonası ardından Milli takımı bıraktığını açıklamıştı. Fakat yoğun baskılar 2006 Dünya Kupası öncesinde  sonuç vermiş, Zizou 10 numaralı formayı tekrar sırtına geçirmişti. Zidane önderliğinde Fransa turnuvaya iki beraberlikle başlamış, son maçta Togo’yu 2-0 yenerek gruptan çıkmayı başarmıştı. Son 16’da İspanya’yı eleyen Horozlar çeyrek finalde Brezilya ile karşılaşacaktı. Sambacıların 10 numarası Ronaldinho ise çeyrek final maçı öncesi; “Ben Zidane hayranıyım. Bu maçta Zidane’ı durdurmak için takım olarak elimizden geleni yapacağız” diyerek O’na olan hayranlığını açık bir şekilde ifade etmiştir. Ronaldinho ve arkadaşları Zidane’ı durduramamış, Fransa, Brezilya’yı geçip adını yarı finale yazdırmıştı.

Galacticos’tan takım arkadaşı David Beckham; “Real Madrid’de Zidane ile 3 yıl idmana çıktım rüya gibiydi. O tüm zamanların en iyi futbolcusu” diyerek eski takım arkadaşına olan sevgisini dile getirmiştir. Beckham benzer bir açıklamayı da, Zizou Real Madrid’in teknik direktörlük görevine getirildiğinde yapmıştır; “O, bu oyunda en iyi olmayı başarmış, hepimizin sevdiği birii. Real Madrid, görev için en uygun kişiyi seçti”.

Hayranları

Pele ise Messi-Zidane kıyaslaması yapmıştı; “Messi’nin Zidane’ı geçmesi için hala yapması gerekenler var. Zidane bence daha iyi“.  Sürekli başka futbolcuları küçümsemesiyle gündeme gelen, süper-ego Zlatan İbrahimoviç’in büyük hayranlık beslediği birkaç futbolcudan biri de Zidane’dır. Zlatan;  “O başka bir gezegenden. Zidane sahada olduğunda diğer 10 oyuncu bir anda daha iyi oluyor. Bu kadar basit” demiştir. 

Zidane futbolu bıraktığından bu yana, genç yaşta 10 numara giymeye başlayan futbolcular için “Yeni Zidane“ yorumları yapılır. Bu isimlerin başında ise Mesut Özil geliyor. Türk asıllı futbolcu, “Zidane hep çok alçak gönüllü biriydi. Hiçbir zaman gösterişli hareketler yapmayı istemezdi. Ondaki karizma kimsede yok” diyerek Fransıza hayran futbolcular kervanına katılmıştır. Mesut gibi “Yeni Zidane” olarak lanse edilen Henrikh Mkhitaryan; “Zidane benim çocukluk kahramanım” demiştir. Çocukluk kahramanım Zidane diyen bir başka yıldız futbolcu, Liverpool’un efsane kaptanı Steve Gerrard; “Ben çocukken dünyanın en iyi futbolcusu Zidane’dı. Sokakta oynarken onun hareketlerini denerdim” demiştir. Gerrard yalnız değil zira O’nun gibi oynamak her çocuğun hayalidir. Zidane gibi “Rulet Çalımı” atmayı sokakta top oynayan herkes en az bir kez denemiştir.

Türk futbolcular arasında da Zidane hayranlarına rastlamak mümkün. Dortmund’lu Nuri Şahin; “Zidane şu ana kadar izlediğim ve bana zevk veren en büyük futbolcudur. Benim idolüm Zidane’dır”. Bu arada Nuri’nin, normalde 8 numara giydiği halde, Real Madrid’e transfer olduktan sonra efsanenin 5 numaralı formasını tercih ettiğini de belirtelim. Galatasray kaptanı Selçuk İnan; “Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu Zidane. Onu gerçekten çok seviyorum. Her şeyiyle komple bir futbolcu. Bana imzalı formasını yolladı” sözleriyle O’na olan saygı ve sevgisini dile getirirken, Selçuk Şahin; “21 numara benim için önemli, çünkü hayatımdaki önemli karakterlerden birisi olan Zidane’nın bir dönemler giydiği forma numarası” diyerek kariyerindeki Zidane etkisini dile getirmiştir.

Bir de O’na sor!

Görüldüğü üzere Zinedine Zidane için hemen herkes övgü dolu sözler sarfederek efsaneyi onore ediyor. Peki O, diğerleri hakkında ne diyor? Dilerseniz bir de Zidane’ın başka futbolcular için söylediklerine göz atalım. Zidane’ın sözleri arasında en samimi olanı “Fenomen” Ronaldo için söylediğidir. Zidane takım arkadaşı için; “Oğlumla bahçede futbol oynarken en sevdiğimiz futbolcular olurduk. Oğlum ben olurdu, ben ise Ronaldo”. Bir muhabirin “Dünyanın en iyi orta sahası olmak nasıl bir duygu?” sorusuna da aynı alçak gönüllülükle, “Bilmiyorum, bunu Paul Scholes’e sorun” diyerek cevap vermiştir. Real Madrid’den takım arkadaşı olan ve bir dönem Beşiktaş forması da giyen Guti içinse şöyle konuşmuştur; ”Guti durduramayacağınız tek oyuncudur. Bunun sebebi daha kuvvetli veya hızlı olması değil, sizden daha zeki olmasıdır”.

Evet, Zidane’ı idol alan yüzlerce futbolcu var. Bu isimlere her gün yeni yıldız adayları ekleniyor. Peki, O’nun idolü kim? Hiç merak ettiniz mi? Cevap: Uruguaylı efsane futbolcu Enzo Francescoli. Francescoli’nin Marsilya forması giydiği sezon, Zidane okula gitmek yerine, Francescoli’yi izlemek için antrenman sahasına gidermiş. İlk çocuğuna Enzo adını verecek kadar büyük bir Francescoli hayranı olmasının sebebi de muhtemelen bu yıllara dayanıyor. 1996 Kıtalararası Kupa finalinde Juventus ve River Plate karşı karşıya geldiğinde Zidane ve idolü Francescoli ilk ve tek kez rakip olmuştur. İkilinin maç sonunda formalarını değiştirmesi de hiç kimse için sürpriz değil…

Bir Cevap Yazın