Başlık için kusura bakmayın. “Overrated”, gereğinden fazla değer verilmiş, abartılmış anlamına geliyor. Son dönemlerde gündelik hayatın bir çok alanında kullanıldığından biz de Süper Lig’de oynayan en “abartılmış”, yani “overrated” futbolculara bir göz atalım dedik. Hazırsanız başlıyoruz.

1- Ricardo Quaresma – Beşiktaş

Ligin açık ara en abartılmış futbolcusu. Bugüne kadar hiç kimse yeteneklerini inkar etmedi, edemez de. Ama modern futbolun gereksinimleri ile asla barışamadı Quaresma. Takım oyununa adapte olmakta zorlanıyor ve bireysel olarak ön plana çıkmak istiyor. Taraftarların gözüne hoş gelen spektaküler hareketleri sebebiyle de tam bir “tribün futbolcusu”. Kariyerinde Barcelona, Chelsea, Inter gibi kulüpler olmasına rağmen hiçbirinde tutunabilecek sebatı gösteremedi. Birlikte büyüdüğü yakın arkadaşı Cristiano Ronaldo her geçen gün üzerine koyarak ilerledi ve bugün dünyanın en iyi futbolcusu oldu fakat Quaresma kendisini geliştiremedi. Hiç bir büyük maçta formasını giydiği takımı taşımadı, tersine birçok maçta bireyselliği yüzünden problem yarattı.

Quaresma için istikrar da hep sorun oldu. Bir maç iyi oynasa, ardından üç maç ortadan kayboldu. Pek sakatlık yaşamasa da agresifliği çoğu kez pahalıya maloldu. İşler yolunda gitmediğinde hırsını rakipten çıkardı, kartlar gördü, cezalar aldı. Şu an 33 yaşında ve Beşiktaş ile üç yıllık yeni bir sözleşme imzaladı. Taraftar kötü de oynasa O’nu seviyor. Bu sebeple, reel performans değerlendirmesi dikkate alınmadan her maça ilk 11’de başlıyor. Bu sezon 5 gol 12 asist ile oynuyor ve skora odaklı Türk futbolseverler tarafından kahraman gibi görülüyor. Ancak Beşiktaş’ın 4 ya da 5 gol atmadığı maçlarda, derbilerde, Avrupa’da yani gerçekten ihtiyacı olduğunda Quaresma’yı ya korner, ya serbest vuruş ya da penaltı kullanırken görüyoruz. Kariyerinin son baharında O’nu tekrar Portekiz Milli Takımı’na taşıyan ve burada Avrupa şampiyonluğu yaşamasında pay sahibi olan Beşiktaş’a daha fazla değer vermesi gerekiyor.

2 – Alper Potuk – Fenerbahçe

Eskişehirspor altyapısından yetiştikten sonra Ersun Yanal’ın teknik direktörlüğü döneminde ligi beşinci tamamlayan ve ertesi sezon UEFA Avrupa Ligi’nde oynayan Es-Es takımının bir parçasıydı. Yetenekli bir futbolcu ama hepsi bu. Fenerbahçe’nin geniş kadrosunda yer alabilecek çapta fakat O’ndan daha fazlasını beklemek haksızlık olur. Hele hele transfer olduğu 6.25 milyon € + Henri Bienvenu (ki o da 4 milyon € karşılığında yalnızca bir sezon önce transfer edilmişti) bedele bakıp beklentileri bu bedele göre yükseltirsek yanılmış oluruz. Alper Potuk, asla Fenerbahçe’den kalburüstü bir Avrupa kulübüne transfer olacak potansiyele sahip değildi.

Dördüncü sezonunu geçirdiği sarı-lacivertli takımda da hiçbir maçta harikalar yaratmadı. Topla arası iyi, bileklerine hakim, dar alanda pas ya da çalımla adam geçme kabiliyeti var ama Alper Potuk lanse edildiği gibi bir yıldız değil. Rıdvan Dilmen’in tabiriyle “Bir Alex” hiç değil! Bu açıdan Alper’i 95-96 sezonundaki Tarık Daşgün’e benzetebiliriz. İnşallah sonu benzemez ve ilerleyen yıllarda bizi yanıltarak hem Fenerbahçe’nin hem de Milli Takım’ın yıldızlarından birine evrilir.

3- Mehmet Ekici – Trabzonspor

Bayern altyapısı dile kolay geldiği kadar basit değildir. Dünyanın en iyi ve en başarılı 5 kulübünden biri olan Bayern Münih, altyapısına rastgele adam seçmez. Fakat yalnızca créme de la créme tabir edilen, iyinin de iyisi futbolcular buradan A takıma yükselip kadroya girer. Geri kalanlarsa ya kiralık gönderilir ya da satılır. Bayern’in bu sisteminde başarısız örnekler yok denecek kadar azdır. İşte Mehmet Ekici de bu futbolculardan biri. Bayern altyapısına girecek hatta Bundesliga’nın diğer takımlarında oynayacak kapasitesi olsa da bu seviyede tutunabilecek azim ve kararlılık sahibi değil.

Bundesliga’da Nürnberg ve Werder Bremen formalarıyla 4 sezonda 73 maça çıktığı halde kalıcı bir etki yaratamadı ve Trabzonspor’a transfer oldu. İlk yılında Trabzon’un içinde bulunduğu kriz ortamının da etkisiyle, çoğu serbest vuruştan olmak üzere 9 gole ve yanı sıra 12 asiste imza attı. Ama ne geçen sezon ne de bu sezon aynı performansı sahaya yansıtamadı. Trabzonspor O’nun boşluğunu geçen sezon Okay Yokuşlu ve Yusuf Erdoğan, bu sezonsa Yusuf Yazıcı gibi genç futbolcularla çok kolay doldurdu. Bu sezon devre arasında Fenerbahçe’ye transferi gündeme geldi ve adeta bir kurtarıcı olarak lanse edildi. Oysa Ekici’nin Fenerbahçe’ye katkısı bir üst maddedeki Alper Potuk’tan ne bir gram fazla olur ne de bir gram eksik. Yıllardır göz önünde olan Mehmet Ekici’nin büyük bir patlama yapmasını da artık kimse beklememeli.

4- Vedat Muriqi – Gençlerbirliği

Giresunspor’da oynarken üç büyüklerin transfer gündemine bile girmiş Kosovalı futbolcunun ligimizde gereğinden fazla değer gören futbolcular sıralamasında ilk sıralarda yer alması da tesadüf değil. Her şeyden önce, Muriqi’nin bugün bulunduğu yere tesadüfler eseri geldiğini, kendi ifadelerinden öğreniyoruz. Tabii ki çok çalışmasının da etkisi vardır fakat temelde PTT 1. Lig seviyesinde bir santrfor olduğu Süper Lig’de forma giydiği maçlarda çok net bir şekilde ortaya çıktı. Leicester City’li Jamie Vardy örneğini hatırlatacaklara cevabımız ise Tavşanlı Linyitspor’da gol kralı olduktan sonra Beşiktaş’a transfer olan Mehmet Akyüz olacaktır. Alt liglerde bir sezonluk sıçrama yapan her futbolcu, hele hele her forvet, Süper Lig seviyesinde değildir. İstisnalar kaideyi bozmaz ancak Muriqi de bu istisnalardan biri değil.

5- Serdar Aziz – Galatasaray

Bir başka Bursa altyapısı ürünü olan Serdar Aziz’in ligimizdeki en overrated stoper olduğunu rahatlıkla söylemek mümkün. 7 sezon Bursaspor forması giydikten sonra bu yıl, 26 yaşında tam 4.5 milyon € bonservis bedeliyle Galatasaray’a transfer oldu. Serdar Aziz’in ortalama bir stoperden ne eksiği ne de fazlası var. Bildiğimiz, düz, her takımda en az bir tane bulunan bir defans oyuncusu. Üstelik sakatlık ve kart cezası gibi sebeplerle Süper Lig’de yıllık maç ortalaması 20 bile değil. Devamlılığı yok, ekstra bir yeteneği yok. Serie A’da şampiyonluk kovalayan ve bunu her sezon yapan AS Roma, aynı transfer döneminde 3.2 milyon € karşılığında Arjantinli Federico Fazio’yu transfer etti. Bu ilk akla gelen örnek ve bunun gibi nice örnekler bulabiliriz. Kısacası Serdar Aziz, kendisi için ödenen bonservis bedelini hak edecek bir futbolcu olmadığı gibi Galatasaray’a da şu ana dek herhangi bir katkı yapmış değil.

6- Numan Çürüksu – Osmanlıspor

Kariyer bilgileri 23 yaşında formasını giydiği 3. Lig ekibi Sürmenespor ile başlayan Numan Çürüksu, bilhassa bu sezonun devre arasında yapılan ligin en iyileri karmalarında kendisine yer buldu. Gerçek şu ki, Numan Çürüksu 32 yaşında olmasına rağmen Süper Lig’de yalnızca 62 maça çıktı. Sahadaki performansına bakacak olursak ön plana çıktığı birkaç maça rastlamak mümkün ama hepsi bu kadar. Osmanlıspor’un takım olarak iyi savunma yapması ve hızlı çıkılan kontralarla gol bulmaya çalışması, Numan’ın da bu sistem içerisinde parlamasına yol açtı. O’nu zirveye oynayan ya da küme düşme mücadelesindeki takımlardan birine koyduğumuzda aynı performansı göstereceği şüpheli. Osmanlıspor’da teknik direktör ve dolayısıyla sistem değiştiğinde Numan Çürüksu hala bu seviyede olursa o zaman tekrar konuşuruz…

7- Muhammet Demir – Gaziantepspor

Türkiye A Milli Futbol Takımı uzun yıllardır kaleci ve golcü sıkıntısı yaşıyor. Bursaspor altyapısından yetişen Muhammet Demir’in Gaziantepspor’da parlaması sonrasında yeni bir ümit doğdu. Fakat kısa sürede boş yere ümitlendiğimizi anladık. Zira Muhammet Demir’in üst seviyede başarılı olmak için gereken mental özelliklere sahip olmadığını gördük. Çok çabuk bozulan, demoralize olan, konsantrasyonunu kaybeden ve oyundan düşen bir yapısı var. Golcülüğünü ve bitiriciliğini tartışmak kimsenin haddine değil. Üçüncü bölgedeki etkinliğini oyunun geneline yayamaması, statik kalması ve düşüşler yaşaması sebebiyle, henüz 23 yaşındayken transfer olduğu Trabzonspor’da barınamadı ve kiralık olarak Gaziantepspor’a gönderildi. Burada da Ghilas, Angan ve Kangwa gibi isimlerin arkasında kalarak oynama fırsatı bulamıyor. Şimdilik görünen o ki, Muhammet Demir’in sıçrama yapması için gereken zaman daralıyor ve şansı azalıyor.

8- Yalçın Ayhan – Başakşehir

Geç yaşta başarılı performanslar sergilemeye başlayan bir diğer stoper de Başakşehirli Yalçın Ayhan. 33 yaşındaki Yalçın, İstanbulspor, Kayseri Erciyesspor, Orduspor, Antalyaspor, Gaziantepspor, Kasımpaşa gibi çok çeşitli kulüplerde top koşturduktan ve ülkeyi bir seyyah gibi dolaştıktan sonra bir proje takımı olan Başakşehir’e transfer oldu. Numan Çürüksu örneğinde olduğu gibi Yalçın da takımın oyun sistemine uyum sağladığı için parladı. Abartıldığı kadar yetenekli olsaydı 2005-06 sezonunda formasını giydiği Galatasaray’da dikiş tutturabilirdi. Ama olmadı. Oyuna dair bilgisinden ve yenilikleri takip hızından asla şüphe edemeyeceğimiz, Beşiktaş’ın eski Sportif Direktörü Z. Önder Özen, Yalçın’ı Beşiktaş’ın sezon öncesi kampına getirmiş, oyuncu malzemeleri giydiği halde antremana çıkamadan kulüpten ayrılmıştı. Neyse ki Yalçın Ayhan’ın Beşiktaş’ta aynı performansı gösteremeyeceğini birileri öngörmüş…

Bir Cevap Yazın