Ziraat Türkiye Kupası’nda son 16 turu, ligin ilk 4 sırasında yer alan İstanbul takımlarının derbilerine sahne oldu. Ancak sahadaki futboldan çok hakem hataları konuşuldu. Gerek Başakşehir-Galatasaray maçını yöneten Mete Kalkavan gerekse Beşiktaş-Fenerbahçe maçının hakemi Ali Palabıyık, bir kez daha sınıfta kaldı.

Edin Visca çok açık ofsaytta! Bu hata Galatasaray’ın kupadan elenmesine yol açtı. 

Kalkavan, Göksel Gümüşdağ’ın bile kabul edip içtenlikle dile getirdiği üzere, Başakşehir’in ilk golünden önceki bariz ofsaytı es geçti. Ayrıca Emre Belözoğlu’nun dirsek ve kol müdahalelerini de içeren ısrarlı ve sert faullerini de yalnızca sarı kartıyla geçiştirdi. Muslera ve Sneijder olmayınca Galatasaray’ın performansı düşüyor belki ama bu hakemlerin adil bir yönetim göstermesini engellememeli.

Robin Van Persie Şov

Beşiktaş-Fenebahçe maçına gelince. Fenerbahçe’nin ne bireysel ne de kolektif anlamda Beşiktaş ile kendi sahasında rekabet etme şansı yoktu. Bunu bilen Advocaat, futbolcularına ilk dakikadan itibaren oyunu fizikselleştirmeyi, maçı germeyi ve Beşiktaşlı futbolcuların ritim yakalamasını ne şekilde olursa olsun engellemeyi tembihlemiş olmalı ki, henüz 20. dakika geride kalmışken Fenerbahçe’de bilhassa Josef de Souza sert müdahalelerle Beşiktaş orta sahasını sindirmeyi başardı. Öte yandan kaleci Volkan Demirel, her kale vuruşunda ağır davranarak oyunu soğuttu. Tüm bunlara rağmen özellikle ilk yarının sonlarına doğru baskısını artıran Beşiktaş, bir kaç kez de golle burun buruna geldi. İşte tam bu dakikalarda Robin Van Persie faktörü devreye girdi. Van Persie başta eski ve çok yakın arkadaşı Oğuzhan olmak üzere sahada Beşiktaşlı futbolcuları, tribünde de taraftarları tahrik etmeye başladı. Robin Van Persie hakem Ali Palabıyık’ın kart göstermemeye dayalı tavizkar tutumundan son derece başarılı bir şekilde faydalandı.

Çok geçmeden Beşiktaş’ta her an kart görebilecek yegane isim olan Dusko Tosic bu tahriklere kapıldı ve Van Persie’ye doğru bir hamlede bulundu. Hakem Palabıyık, Tosic’i direkt kırmızı kartla oyun dışı bıraktı. 45 dakika boyunca sahadaki tüm sertliğe izin veren ve çok daha sert müdahaleleri kartsız geçiştiren Ali Palabıyık, ancak Tosic’i attıktan sonra Fenerbahçeli futbolculara sarı kart gösterebildi.

Hakem komedisi ikinci yarıda da devam etti. Olmadık fauller, verilen ya da verilmeyen kartlar ve gittikçe gerilen bir maç. Fenerbahçe’nin golü öncesinde Lens’in pozisyonunun ofsayt olduğuna dair tartışmaları es geçmemek gerek…Hatalıysa doğrudan maçın sonucunu etkileyen bu kararı, Fenerbahçe’nin sağ kanattan kullanıp golü bulduğu fakat hakemin “düdük çalmadığı” gerekçesiyle iptal ettiği nizami goldeki hata izledi. Oysa Palabıyık’ın düdüğünü herkes duymuştu. Hakem burada bir kritik hataya daha imza attı ve “düdük çalmadım” diyerek golü iptal etmesine rağmen Lens’e sarı kart göstermedi. En az bir sarı kart görmesi gereken Volkan Demirel ve Josef de Souza maçı kartsız tamamladı. Çift sarıdan atılması gereken Şener ve Robin Van Persie sahada kaldı. Anlayacağınız sahada muhteşem bir tiyatro gösterisi sundu.

Anlamsız Kupa Statüsü

Beşiktaş adil olmayan bir yönetim yüzünden; rahat kazanabileceği bir maçta, 10 kişi kaldığı halde hücuma ağırlık verdiği için kontra ataktan kalesinde bir gol gördü ve kupaya veda etti. Fenerbahçe ise yoluna devam edecek. Maçtan sonra sportmenlik, profesyonellik tartışmaları yapıldı. Beşiktaş’ın baskıyı kaldıramadığı, tahriklerin de futbolun içinde olduğundan dem vuruldu. Fenerbahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat, maç sonrası açıklamasında planlarının bu olduğunu açıkça söyledi. Şenol Güneş ise kendilerinin de bu taktiklere çalışacaklarını dile getirdi. Gerçek şu ki Beşiktaş’ın hem takım hem de futbolcu profili bu tarz futbol dışı aktivitelere elverişli değil. Tecrübeli oyuncuları kolay tahriğe kapılıyor, gençlerin ise baskıyla nasıl başa çıkılacağına dair bir fikri yok. Soğukkanlılığı ile bilinen Atiba bile geçtiğimiz yıllarda hakemle girdiği çizgiye basma/basmama tartışması yüzünden kırmızı kart görmüştü.

Sahada yaşanan tüm sportmenlik dışı olaylara rağmen Beşiktaş Başkanı Fikret Orman son derece aklı başında bir yaklaşımla Beşiktaş’ın Fenerbahçe’ye ilk defa yenilmediğinin altını çizerek, bunun yalnızca bir kupa karşılaşması olduğunu ve Beşiktaş için önemli olanın lig şampiyonluğu olduğunu vurguladı.

Kupanın son derece anlamsız statüsü başka bir yazının konusu olsun.

Bir Cevap Yazın