Bir futbol takımı belki 10, belki 20 yılda bir enteresan olaylar yaşar. Belki de hiç yaşamaz. Mersin İdmanyurdu ise bu enteresan olayları sürekli yaşamaya başladı. Son 2 senenin genel tuhaflıklar değerlendirmesini yapacak olursak;
Geçen sene, eski başkan Ali Kahramanlı görevdeyken, teknik direktör Hakan Kutlu takımın başında antremana çıktı. Sonra, başkan Ali Kahramanlı, “Yeni hocadan benim haberim yok, yönetim benden habersiz iş yapıyor” dedi. Bu olay futbol tarihinde belki ilk defa yaşanmıştır. Hakan Kutlu ise; “Başkanın istediği menajerlerle çalışmıyorum. Bundan dolayı başkan bu şekilde bir açıklama yaptı” dedi. Şehrin büyük çoğunluğu Hakan Kutlu’nun yanında yer aldı. Zira Ali Kahramanlı, Mayıs 2014’te takımı play-off finalinden Süper Lige çıkaran Hakan Kutlu’ya bu başarıdan yalnızca 7 ay sonra çok büyük saygısızlık yapmıştı.
Bir Başkan!
Ali Kahramanlı sağlık sorunlarından ötürü görevi bıraktı. Görevi bıraktıktan sonra, “Bu otobüs benim” diyerek takım otobüsüne el koydu! Takım büyükşehir belediyesinin halk otobüsü ile seyahat etmeye başladı. Bugün, Mersin İdmanyurdu’nun, tabiri caizse, uçan kuşa borcu var. Borç miktarı tam olarak bilinmiyor. 78 milyon ₺ diyen de var, 86 milyon ₺ diyen de… Sürekli farklı rakamlar ortaya atılıyor. İşin garip tarafı en fazla borç bir futbolcuya değil, eski başkan Ali Kahramanlı’ya!
Ali Kahramanlı’dan sonra gelen Hüseyin Çalışkan’ın başkanlık döneminde de enteresan olaylar devam etti. Milli kaleci Muammer Yıldırım bonservisini almak için yönetime ulaşamadığını açıkladı. Üstelik Muammer,  borçlarından vazgeçip üstüne 250 bin ₺ vereceğini söylemesine rağmen kulüpte muhatap bulamadığını duyurdu. Muammer gibi 4 oyuncu daha bu durumla karşı karşıya kaldı.
Bu sezon, ligin ilk haftasındaki maçta Türk futbol tarihinde bir ilk daha yaşandı. Filistin asıllı İsveçli futbolcu Abdul Khalili, esame listesinde bulunmasına rağmen kendisi Türkiye’de bile değildi! İkinci haftadaki Sivas deplasmanından dönerken takımın otobüsü bozuldu! Yolda kalan takım otobüsünün imdadına deplasmana gelen taraftar yetişti. Otobüsünü, 6-0’lık yenilgiye rağmen takıma veren taraftarlar geceyi yolda geçirdi ve otobüsün tamir edilmesinden sonra yola çıkabildi. Avrupa’da yaşansa futbol tarihinin unutulmaz olayları arasına girebilecek bu vak’a ülkemizin alt liglerinden birinde yaşandığı için duyulmadı, hatta ulusal medyada bile gündeme gelmedi.
Bir Başkan Daha!
Eylül 2016’da Ali Tekin, görevi Hüseyin Çalışkan’dan devraldı. Büyük umutlarla başkanlık koltuğuna oturmasına rağmen o da Mersin İdmanyurdu’nun transfer tahtasını açamadı. Üstelik bu dönemde de enteresan olaylar devam etti! Mersin’de yayın yapan bir spor sitesi Mersin İdmanyurdu’nun transfer tahtasının açık olduğunu duyurdu. Kaynak olarak da ismini açıklamadıkları bir TFF yetkilisini gösterdi. Ardından yönetim, birçok oyuncuyu kampa dahil etti. Bu hamleler transfer yasağının kalkacağına yorumlandı. Devam eden süreçte kampta bulunan futbolcular başka takımlarla sözleşme imzalamaya başladı. Bu kısaca şu anlama geliyordu; kamp dönemini Mersin İdmanyurdu ile geçiren futbolcular, 2016-2017 sezonunun ikinci yarısına başka kulüplerde devam edecek!
Mersin taraftarlarını en çok kızdıransa kampa alınan futbolcuların elden kaçırılmasıydı. Yönetim bu konuda da hatalı davrandı. Önce tahtayı açıp sonra transferini gerçekleştirdiği futbolcuyu kampa dahil edeceğine, tam tersi şekilde “nasılsa tahta açılacak” diyerek futbolcuları kampa çağırdı! Tahtanın açılması ile ilgili her gün farklı bir tarih verildi. Sonuç olarak çıkmaz ayın son perşembesi deyimi gerçek oldu ve yönetim transfer tahtasını açamadı. Ali Tekin döneminde son bir tuhaflık daha yaşandı. Teknik direktör Ümit Turmuş ile anlaşma sağlandıktan sonra Asbaşkan Mahmut Karak, Turmuş’u istemediğini söyledi. Ümit Turmuş ise göreve gelmeden önce Karak ile görüştüğünü ve kendisinin her safhada bilgisi olduğunu vurguladı. Mersin İdmanyurdu’nda buna benzer birçok enteresan olay yaşandı. Bu yazıda sadece belli başlı garipliklere değindik. Mersin İdmanyurdu’nun transfer yapmadığı gün sayısı 1000’e yaklaştı. 2017 Temmuz ayına kadar 1200 günü geçecek. Kulüp, kırılması zor bir rekora doğru gidiyor.
Rıza Çalımbay Etkisi
Bu kadar uzun bir süre transfer yapamayıp, hala TFF 1.Lig’de bulunmak bile büyük bir başarı. Başka bir takım olsa 3. Lig’e paraşütsüz düşerdi. Bu başarıda en büyük pay sahibi ise Rıza Çalımbay’dır. 2014 yazında takımın başına geçen Çalımbay takıma Welliton, Loret Sadiku, Abdul Khalili, Prejuce Nakoulma ve Nikolay Mihaylov gibi oyuncuları kadroya dahil etti. Eski öğrencisi Ricardo Pedriel’i aldı. Ligin tecrübelilerinden Servet Çetin, Serkan Balcı, Tita ve Vederson gibi futbolcuları transfer etti. 2014-2015 yılında, spor otoriteleri tarafından küme düşmenin en büyük adayı olarak gösterilen Mersin İdmanyurdu, Rıza Çalımbay yönetiminde ligi 7. bitirdi. Yönetimle görüş ayrılığına düşen Rıza Çalımbay 2015 yazında görevinden istifa etti. Kulüp, 2015-2016 sezonunda yola aynı kadroyla devam etti. Bu seneki kadronun temeli bile büyük ölçüde Çalımbay’ın kurduğu iskelete dayalı. Rıza Çalımbay’ın kadroya kazandırdığı Khalili ve Sadiku’nun satışından elde edilen kaynakla Tita, Pedriel ve Mihaylov gibi oyuncuların ücretleri ödendi ve bu futbolcular takımda kaldı.
Bu yazıyı yazıldığı esnada başkan Ali Tekin de istifa etti! Mersin İdmanyurdu, 43. başkanını seçmek için 18 Şubat 2017 tarihinde olağanüstü kongre ile toplanacak. Kongreden Mersin İdmanyurdu’nun geleceği açısından güzel bir sonuç çıkacağını ümit etmemek için yeterli sebebimiz var. Kongrede, muhtemelen, yıllardır söylenegelen güzel sözler ve temenniler tekrarlanacak ama sonuç ne yazık ki değişmeyecek.
Büyük borçlardan ötürü Bölgesel Amatör Lig’e kadar düşen Kocaelispor gibi, 3. Lige demir atan Sakaryaspor gibi, Mersin İdmanyurdu’nu da daha alt ligler bekliyor olabilir. Zira takımın içinde bulunduğu durum bunu gösteriyor.

Bir Cevap Yazın