Futbol tarihinin çeşitli dönüm noktaları vardır. 20. yüzyıl başlarında 2-8 taktiği ile tüm futbolcular gol ararken zamanla savunmalar önem kazanmış; 3-5-2, 4-4-2, 4-3-3 gibi temel taktikler ortaya çıkmıştır. Uzun yıllar WM dizilişi, ardından Hollanda milli takımı ile birlikte Total Futbol, İtalyanların Catenaccio’su, Barcelona’nın tiki-takası derken bugüne gelinmiştir. Dikkat ettiyseniz futbol taktikleri genelde ülke ya da takımlarla özdeşleşir ve bu durumun çok nadir istisnaları vardır (misal Johan Cruyff).

Claude Makélélé!

İşte Fransız futbolcu Claude Makélélé de bu istisnalardan biriydi. Nantes ve Marsilya’da geçirdiği uzun yıllardan sonra transfer olduğu İspanya’da Celta Vigo ve Real Madrid formaları giydi. Fakat oyunu tümden ve tek seferde değiştirdiği dönem 2003-2008 arasındaki Chelsea yıllarıydı. Öyle ki O’nun oyun tarzı, İngiliz futboluna “Makélélé Rolü” adıyla yeni bir saha içi pozisyon bile kazandırdı. Makélélé hiç bir zaman çok güçlü ya da çok teknik bir orta saha oyuncusu değildi. Hatta pas verme kabiliyeti de üst seviye sayılmazdı. Ancak O’nda olan şey başka kimsede yoktu. Makélélé, rakip ataklarının yönünü önceden sezer, topların ya da top süren hücumcuların nereye yöneleceğini hisseder ve hamlesini yapardı. Bu hamleler öylesine usta işiydi ki, Chelsea kariyeri boyunca yalnızca bir kırmızı kart görecek kadar “tereyağından kıl çeker gibi” hallederdi işini. Zamanlaması ve pozisyon alması mütemadiyen top çalmasına zemin hazırlardı.

Bilindiği üzere, bir takımın en savunmasız olduğu an hücumda olduğu andır. Günümüzün gözde taktiklerinden “Gegenpressing”in de temelinde bu yatar. Mourinho’nun 4-3-3 taktiğinde Makélélé, takım savunmasının en ön ve hücumların da en geri hattını oluşturuyordu. Böylece rakip atağa çıkarken kestiği toplarla kendi takımını hücuma kaldırıyor ve Chelsea’nin 2004-05 sezonunu bir rekor olan 95 puanla şampiyon tamamlamasını sağlıyordu. O sezon 38 maçta yalnızca 15 gol yiyen Chelsea adına görünmez kahraman Claude Makélélé idi.

Saha içerisindeki bir pozisyonun, bir futbolcu ismi ile anılması, başta da bahsettiğimiz üzere alışkın olduğumuz bir durum değil. Bugün, Makélélé Rolü, çeşitli takımlarda çeşitli futbolcular tarafından üstleniliyor. Son 4 yıldır Beşiktaş’ta Atiba Hutchinson’ın oyun tarzı ve saha içi rolü futbolseverlere en tanıdık gelebilecek örnek. Fakat biri daha var ki, yalnızca stili ve poziyonu ile değil, milliyeti, oynadığı takım hatta istatistikleri bile Makélélé’nin kopyası.

N’Golo Kante!

Leicester City’nin geçtiğimiz sezon kazandığı sürpriz şampiyonlukta herkes Jamie Vardy ve Riyadh Mahrez’i konuşurken, futbol taktisyenleri ve oyunu daha derinlemesine okuyanlar asıl kahramanın 25 yaşındaki N’Golo Kante olduğunda hemfikirdi. Kante, Makélélé’nin 2008 yılında İngiltere’ye veda etmesinin ardından Ada Futbolu’nun karşılaştığı ilk Makélélé benzeri değildi elbette. Fakat bu Fransız’da farklı şeyler olduğu da açıktı. Makélélé Rolünü müthiş bir başarıyla ve inanılması güç istatistiklerle dolduruyordu. Çok fazla rakam vermeye gerek yok, yalnızca şunu söyleyelim: Kante İngiltere’ye ayak bastıktan sonra, Leicester City ve Chelsea takımları, Kante’nin forma giydiği toplam 59 lig maçında 133 puan toplarken, Kante’siz çıktıkları 63 maçta yalnızca 72 puan alabildiler.

Rakibe yapışıp, topu çalması ve 5-10 metre ötedeki mavi formalıya topu aktarması o kadar kısa sürüyor ki bazen hücum oyuncuları sürekli hücum etmekten yoruluyor.  Bir de güncel istatistik verelim; dün akşam oynanan ve zirveyi yakından ilgilendiren Liverpool-Chelsea karşılaşmasında N’Golo Kante 14 top kapma ile olağanüstü bir istatistiğe imza attı. Chelsea takımının geri kalanı toplam 10 top çalarken, Liverpool’da 3 top çalmanın üstüne çıkabilen olmadı.

Makélélé’nin kendisi, geçen yaz takıma katılan Kante’yi “Dünya Futbolunun En İyi Defansif Orta Saha Oyuncusu” olarak niteledi ve yerini dolduracağından şüphesi olmadığını söyledi. Chelsea’li Nemanja Matic, Kante’nin Makélélé’den daha iyi olduğunu iddia etti. Eski Chelsea’li Michael Ballack, O’nun “sinir bozucu bir sinek gibi” sürekli etrafta olduğunu ve durmadan top çaldığını söyledi. Manchester United ve İngiltere Milli Takımı efsanesi Rio Ferdinand da çok çarpıcı bir açıklamada bulundu: “Makélélé’ye benzer ya da O’na yakın birini görebileceğimizden emin değildim ama Kante, olabilecek en iyi Makélélé benzeri”.

Kantelélé!

Kante’nin bu sıradışı performansı Chelsea’yi 10 yıl sonra ilk defa açık puan farkıyla zirveye yerleştirdi. Sezon sonunda şampiyon olamamaları için mucize yaşanması gerekiyor. Tabii ki Diego Costa’dan David Luiz’e, Eden Hazard’dan Thibaut Courtois’ya kadar tüm mavililerin bu başarıda büyük payı var. Ama Kante, öylesine büyük bir etki yaratıyor ki, Chelsea’yı sırtında taşıyor dersek abartmış olmayız. Sanki Makélélé geri dönmüş ve 10 yıl sonra N’Golo Kante’de reenkarne olmuş gibi ya da iki futbolcu tek adamda birleşmiş gibi: Kantelélé!

 

Bir Cevap Yazın