Kötü oyunla kazanılan Bursaspor ve Kayserispor maçlarının ardından gelen Kasımpaşa mağlubiyeti devre arasına girerken Beşiktaş’ın ayaklarının yere basmasını sağlamıştı. Ligdeki her maçın farklı zorluk derecelerinde olması ve mücadele etmeden kazanmanın zorluğu ikinci yarının başlangıcıyla birlikte Beşiktaş’ın tekrar ayağa kalkmasına vesile oldu. Önce çetin saha ve hava koşullarına rağmen gol yemeden alınan Osmanlıspor galibiyeti, ardından da 4 golle kazanılan Alanyaspor maçı Beşiktaş’ın alışık olduğumuz oyun kalitesini yeniden yakaladığının göstergesi gibiydi.

İki deplasmanda alınan 6 puana, bu akşam Vodafone Arena’da 5 golle ve muhteşem futbolla Konyaspor karşısında alınan zafer de eklenince, gerçek Beşiktaş’ın geri döndüğü kesinleşti. Şampiyonluğun bu yıl da en büyük favorisi olan Beşiktaş, unvanına yakışır biçimde hızlı, akıcı, sürekli yer değiştirerek, yüksek pas isabetiyle, bol pozisyona girerek ve goller bularak oynadı. Bilhassa takıma ara transfer döneminde katılan Ryan Babel’in performansı Beşiktaş taraftarlarının yüzünü güldürdü. Orta sahada Oğuzhan-Atiba-Talisca üçlüsünün giderek artan uyumu, Cenk Tosun’un girdiği pozisyonları gole çevirme oranının yükselmesi, Gökhan Gönül ve Adriano’nun savunma görevlerinin yanı sıra hücumda da büyük katkı yapması tabiri caizse “şiir gibi” bir Beşiktaş ortaya çıkarıyor.

Beşiktaş kusursuz mu?

Yine de maç sonunda Şenol Güneş’in de belirttiği gibi 5-1’lik skor her şeyin mükemmel olduğu anlamına gelmiyor. Beşiktaş bu sezon yediği gollerin büyük çoğunluğunu bireysel hatalardan yedi. Bu sorun çözülecek gibi durmuyor zira sorun tek bir futbolcuda değil. Sezon boyunca Fabri’den Talisca’ya, Quaresma’dan Tosic’e, Oğuzhan’dan Atiba’ya tüm futbolcular golle sonuçlanan hatalar yapıyor. Kimi zaman aşırı özgüven kimi zaman da yalnızca basit pas hataları Beşiktaş kalesine gol olarak geri dönüyor. Ersan Gülüm’ün dönüşü, savunma konsantrasyonunu artırıp bu soruna çözüm getirecek mi, hep birlikte göreceğiz.

Bir diğer önemli problem de Beşiktaş’ın maç içerisinde dönem dönem kopukluk yaşaması. 20 dakika olağanüstü koşup mücadele ediyor fakat ardından 25 dakika boyunca rölantiye alıyor, tempoyu düşürüyor. Maçın geneline yayılmayan performans iç sahada ve nispeten zayıf takımlara karşı işe yarasa da, büyük maçlarda ve Avrupa’da sorun yaratabilir. Bu açıdan ilk sınav da haftasonu kupada oynanacak olan Fenerbahçe maçı. Beşiktaş için şampiyonluk yolunun Anadolu’dan ziyade Başakşehir, Fenerbahçe ve Galatasaray ile oynanacak maçlardan geçtiği göz önüne alınırsa bu maçları çözmek için üçüncü bölgedeki eforunu artırması gerekebilir. Zira final paslarında ve son vuruşlarda hala geçen sezonki başarı yakalanabilmiş değil.

Bir Cevap Yazın